menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fakirliği yönetmek değil, zenginliği paylaşmak

19 0
16.07.2026

Ekonomi konuşulurken çoğu zaman rakamların büyüsüne kapılıyoruz. Enflasyon yüzde kaç oldu, büyüme oranı ne çıktı, ihracat arttı mı, faiz düştü mü? Oysa bütün bu verilerin tek bir anlamı vardır: Vatandaşın hayatına nasıl yansıdığı.


Bir ülkede insanlar ay sonunu getiremiyorsa, emekli aldığı maaşla temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyorsa, açıklanan ekonomik verilerin toplum nezdindeki karşılığı sorgulanmaya başlanır. Çünkü ekonominin gerçek aynası istatistik tabloları değil, pazardaki file, mutfaktaki tencere ve evdeki huzurdur.


Son yıllarda Türkiye'de uygulanan ekonomi politikaları, dar ve sabit gelirli kesimin omuzlarındaki yükü her geçen gün daha da artırdı. Üretim yerine tüketimin, yatırım yerine borçlanmanın, planlama yerine günü kurtarmaya yönelik adımların tercih edilmesi, toplumun geniş kesimlerini geçim mücadelesiyle baş başa bıraktı.


Tam da bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın dile getirdiği "planlı bir fakirleştirme operasyonu" ifadesi,........

© Yeni Mesaj