menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail’in çok cepheli saldırısı: Katliam, işgal, sürgün ve sansür

22 0
12.10.2026

İsrail yönetiminin Orta Doğu coğrafyasında yürüttüğü askeri ve siyasi stratejiler, insani krizleri derinleştirirken uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. 

Gazze'den Batı Şeria'ya, Suriye sınırından yabancı basın mensuplarına kadar uzanan geniş bir yelpazede uygulanan baskı politikaları, bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. 

Gerçeklerin dünya kamuoyuna ulaşmasını engellemeye yönelik sansür girişimleri, sivil halkın zorla göç ettirilmesi ve komşu ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi, İsrail'in izlediği yayılmacı ve zulme dayalı yönetim anlayışını açıkça gözler önüne seriyor.

Gerçeklere barikat, basın sansürü ve "terör devleti" mantığı

İsrail yönetimi, gerçekleştirdiği katliam ve soykırım suçlarını haberleştiren basın mensuplarını, siyasetçileri, aktivistleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini sistemli bir şekilde hedefe koymaktadır. 

Bunun son örneği, Alman gazeteci Serena Bilanceri'nin ülkeye girişinin yasaklanmasıyla yaşandı. Die Tageszeitung gazetesinde kaleme aldığı makalelerde İsrail'i "apartheid devleti" olarak nitelendiren ve ekonomik/askeri yaptırım çağrısında bulunan Bilanceri'nin giriş yasağı, Diaspora Bakanlığı'nın tavsiyesi ve Nüfus ve Göç İdaresi'nin onayıyla yürürlüğe girdi.

Hakkında yasa kararı verilen ve engellenen diğer isimler: Lynn Boylan (AP Filistin Delegasyonu Başkanı), Rima Hassan (AP Üyesi), Apsana Begum (İngiliz İşçi Partisi), Jonas Sjöstedt ve Hanna Gedin (İsveçli Milletvekilleri), Rashida Tlaib ve Ilhan Omar (ABD Temsilciler Meclisi........

© Yeni Mesaj