Gazze'de insanlık, dünyada adalet can veriyor
Dünya kamuoyu bir kez daha insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birine tanıklık ediyor. Gazze'de ABD'nin arabuluculuğu ve süslü vaatleriyle duyurulan "ateşkes" hamlesinin üzerinden tam bir yıl geçti. Ancak sahadaki acı gerçekler, atılan imzaların ve yapılan tantanalı açıklamaların koca bir yalandan ibaret olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Uluslararası Af Örgütü, Oxfam, Save the Children ve Norveç Mülteci Konseyi'nin de aralarında bulunduğu 100'den fazla sivil toplum kuruluşunun ortak bildirisi, acı bir hakikati yüzümüze çarpıyor: Gazze'deki ateşkes sadece kağıt üzerinde kaldı.
Bir yıllık süreçte, yüzlercesi savunmasız çocuk olmak üzere binlerce Filistinli yine İsrail bombardımanlarında ve ablukanın getirdiği insani dramda hayatını kaybetti.
Can kaybı 74 bin sınırını aşarken, Filistinliler sadece bombalarla değil; açlık, susuzluk, salgın hastalıklar ve ilaca erişim kısıtlamalarıyla da yavaş yavaş katlediliyor.
Ateşkes maskesi altında sürdürülen bu soykırım, sadece Gazze ile sınırlı kalmayıp Batı Şeria'ya da dalga dalga yayılıyor.
Zeytin hasadı yapan masum çiftçilere yönelik mermili ve gazlı saldırılar, arazilerin gasbedilmesi ve işini yapmaya çalışan Anadolu Ajansı foto muhabiri İssam Rimavi gibi gazetecilerin hedef alınması, terörün ne denli kurumsallaştığını gösteriyor.
Tüm bu zulüm senaryosu her gün can almaya devam ederken, küresel aktörlerin ve ne yazık ki İslam dünyasının takındığı pasif tutum vicdanları sızlatmaktadır.
Batı'nın timsah gözyaşları ve ABD-İsrail ikilisinin hukuk tanımazlığı
İnsan hakları, demokrasi ve uluslararası hukuk söylemlerini dillerinden düşürmeyen Batılı devletler, Gazze ve Batı Şeria'daki vahşet karşısında samimiyetsiz bir "timsah gözyaşı" diplomasisi yürütmektedir.
Sözde kınama mesajları yayımlayan Batı dünyası, eyleme gelince İsrail'in saldırganlığını koruyup kollamaktan geri durmamaktadır.
Bu pervasızlığın en somut ve çirkin örneği ise yakın zamanda ABD'den gelen hamleyle bir kez daha tescillendi.
........
