Benzer Düşünenler Guterres ve Erhürman; Hristodulidis Aykırı… Sonuç?
Erhürman Cumhurbaşkanı (CB) seçildiğinden beri Kıbrıs sorununun çözümü konusunda doğrudan ve dolaylı ilgili olan tüm taraflar birçok görüşmeler yaptı. İyimserlik olmasaydı herhalde bu kadar görüşme olmazdı; Tatar’ın CB olduğu dönemdeki gibi derin dondurucuda bekletilirdi Kıbrıs sorunu…
Peki, ‘Bir sonuç’ için umut var mı? Özellikle Kıbrıslı Türkler için ‘Bir sonuç’ umudu hayalperestlik sayılmamalı. Neden mi? CB Erhürman ile BM Genel Sekreteri (BMGS) Guterres çözüm sürecinin başlatılması, işletilmesi, sürdürülmesi ve mutlaka ‘Bir çözüm’ ile sonuçlanmasında benzer düşünmektedir. Hristodulidis ise hiç de benzer düşünce içinde değildir.
Hristodulidis seçildiğinin neredeyse ertesi günü BMGS’den Kıbrıs sorunu için BM’nin resmi temsilcisini atamasını ve 5 1 görüşme sürecini başlatmasını, kendisinin hazır olduğunu söyledi. BMGS’nin Crans-Montana Konferansı’ndan sonra yeni süreçle ilgili olarak tekrarlayıp söylediği “Farklı olacak, sonuç odaklı ve zaman tahditli olacak” sözlerine ise hiç atıfta bulunmadı… Aslında dostlar alışverişte görsün mealinde bir çıkıştı yaptığı. O günlerde de KKTC’nin CB makamında Tatar vardı; Kıbrıs sorunu çözümünde iki ayrı bağımsız ve egemen devletin görüşüleceği bir masa olmazsa kendisi yoktu… Bu da Hristodulidis’e, BMGS’nin yeni süreçle ilgili tanımlamasını es geçerek çözüm sürecinin başlatılması isteği üzerine atıp-tutma olanağı veriyordu. Ve ne Hristodulidis’i ne de Tatar’ı dikkate alan olmadı, Kıbrıs sorunu derin dondurucuda kaldı.
Erhürman CB seçilince ve seçim kampanyalarında Kıbrıs sorununu çözme yönünde söylediği tüm siyasetini ve projelerini de uluslararası toplumun gündemine sokunca Hristodulidis’in oyuncağı bozuldu. BMGS de “Yeni bir fırsat penceresi açıldı” deyip Kıbrıs sorununu derin dondurucudan çıkardı; “Farklı olacak” dediği ve ‘Bir çözüm odaklı, zaman tahditli’ olarak tanımladığı sürecin başlaması için işaret fişeğini attı.
Hristodulidis halen 5 1 masa kurulsun, müzakere Crans-Montana’da kaldığı yerden devam etsin istiyordu; başlasın da gerisi lay-lay-lom; sıkılınca da eve gider, olur-biter… CB Erhürman ise BMGS’nin işaret fişeği akabinde, seçim kampanyalarında anlattığı ‘Metodoloji’ önerisini taraflara sundu. CB Erhürman, müzakere olsun diye müzakere istemediğini; önce Kıbrıslı tarafların görüşme masasında müzakere sürecinin metodolojisini kurgulamasını ve böylece müzakerelerin belirli bir zaman içinde ‘Bir sonuca’ varmasının zeminini yaratması gereğini tüm taraflara söyledi…........
