menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

O’ndan okuduklarımız “ruh yaşamalı” dedirtiyor

2 0
latest

Birey oldukça; bencilleştiğimizi, toplumdan koptuğumuzu, sevmeyi ve sevilmeyi unuttuğumuzu, anlamanın ve anlaşılmanın ne büyük nimet olduğunu, gözlerde beliren tebessümlerin ruhun şifası olduğunu unuttuk… İşin sonunda da “bireyselleştikçe mutlu olmadığımızı” her şeyi elimize yüzümüze bulaştırdığımızı anladık… 

EMPERYALİZM TOHUMUYDU “BİREYSELLEŞME”

Onlarca yıl post modern liberal anlayışı dayatan emperyalizm ve içimizdeki taşeronları “ben bir bireyim” cümlesini üç yaşındaki çocuğa bile ezberlettiler. Tamam birey ol fakat “bir ve bencil” olma!

Maalesef ki “bireysellik evrimini bencillik temelinde” inşa eden toplumlar oturduğu dalları kesmek dışında hiçbir şey yapmadı/yapmıyor.

Emperyalizmin istediği tam da buydu zaten; “sözde modernleşme” adına bireyselleşen ve bencilleşenlerin ailesinden, akrabalarından, komşularından, toplumdan ve hatta vatanından kendisini soyutlaması!  

RUHLARI ZİNCİRLEDİLER

Tüm yaradılış kodlarını “bireyselliğe/bencilliğe” kodlayanlar herkesten ve her şeyden elini, eteğini, yüreğini, zihnini ve ruhunu çekip aldı. En çokta “ruhlar zincirlendi” bireysellik prangalarıyla. Oysa ki ruh; sükutu lisandı ve kalpten kalbe, gözden göze, zihinden zihine, tenden tin-e tek bir cümleye dahi ihtiyaç........

© Yeni Birlik