menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çocuklarımıza insan olmayı öğretelim

10 0
latest

Bize küçükken hep şu soruldu, büyüyünce ne olacaksın bakalım? Arkasından da eklendi; baban gibi tamirci mi? Yoksa terzi mi ya da doktor mu, avukat mı? Ama kimse şunu irdelemedi. Ne meslek yaparsan yap önce insan olunmalıydı. İnsan olmayı öğretmeliydik çocuklarımıza. 2000lerin başıyla birlikte dünya tamamen materyalist bir hüviyete büründü. Çünkü artık hayatımızda internet vardı. Bu teknolojik gelişmeler birbiri ardını takip etti. Baş döndürücü hızla çocuklar bir anda kendilerini internet, sosyal medya ve şimdi de yapay zekanın içinde buldular. Hep derim bu teknolojik devrime hazırlıksız yakalandık dünya olarak. En çok da biz Türkiye yara aldık. 

Osmanlı’da matbaanın geç gelmesi hep eleştirilmiştir. Bir kısım bunu teknolojiye yenik düşüp geride kalmışlığa vurur. Kimisi işte dini nedenlerle dine vurur. Matbaa aslında Osmanlı’da vardı 16.yy’da Musevi iş adamları tarafından getirildi. Ama zararı görüldü. Çünkü din kitaplarında tahrifat yapılabiliyor ve bu yaygın bir şekilde hızla piyasaya sürülebiliyordu. Denetimi zordu. O yüzden matbaa kısıtlı bir çevrede kaldı. Gayrimüslim dünyasında kaldı diyebiliriz. Ama bunun esas nedeni toplumun bundan henüz nasıl etkileneceğini kestirememekti. Bir anda teknolojinin içine düşmek sağlıklı olmayabilirdi. Temkinli olunmalıydı. Belki matbaa çok daha önce Osmanlı’da yaygınlaşsaydı. Osmanlı’nın yıkılışı daha da önce olacaktı. Zira 19.yy başındaki halk ayaklanmaları matbuat üzerinden gerçekleşmiştir. Evet şimdi bu parantezi kapatıp esas konumuza dönelim.

Çocuklarımıza internete rağmen insan olmayı nasıl öğreteceğiz?

Bu topyekûn bir mücadele istiyor. Önce ebeveynlerin eğitilmesi gerekiyor. Çünkü bugün ebeveynlerle ilgili bir bağımlılık haritası çıkarılsa eminim hepimiz şaşkına döneriz. Önce anne babalara değerler eğitimi verilmeli. Bunun için de medyanın eş güdümlü bir şekilde ifsad edici........

© Yeni Birlik