Keramet formada mı?
‘Galatasaray Avrupalı bir yıldız olduğunu yine yeniden cümle aleme gösterdi. En çalkantılı zamanlarında dahi yabancı ülke takımlarına Ali Sami Yen’i cehennem eden Galatasaray’ın gazabından Avusturya, İsviçre, Almanya, Fransa, Çek, Polonya, İngiltere ve İtalya gibi futbolun devi olarak görülen ülkelerin takımları birçok kez nasibini aldı.
Kimi zaman zayıf denilen rakiplerin aslında zayıf olmadığı, gerçekte Galatasaray’ın ezici gücü karşısında eğildiklerini zaman gösterdi, gösteriyor. Artık kimse Monaco’ya, Manchester’a kafa tutan, onları kupa dışına iten Galatasaray’a dil uzatamıyor.
Pas hatası yapmayan, hücum presle kontrollü oynayan, 90 dakikaya enerjisini yayan, yerinde oyuncu değiştiren, kısa sürede 2 gol yemesine rağmen moralini bozmayan, ısrarcı-yıpratıcı bir ekibin dünyada yenemeyeceği bir takım yoktur. Galatasaray forması Avrupa’da zaferlere alışkındır. Bu alışkanlık futbolculara sirayet etti mi Galatasaray’ı kimse durduramaz, durduramadı.’
Yukarıdaki satırları Juventus zaferi sonrası yazmadım, bu cümleler 19 Ekim 1996 tarihli yine aynı başlık altında Fanatik Gazetesi’ndeki köşe yazımdan alıntılar, bölümler... O tarihte Galatasaray ile Paris Saint Germain arasında İstanbul’da oynanan maç 4-2 Galatasaray galibiyetiyle bitmiş, hatta karşılaşmayı yöneten efsane hakem Collina maç sonu Hagi’nin elini sıkarak tebrik dahi etmiş…
Yani demem........
