menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Caydırıcılığın yeni eşiği

20 0
08.07.2026

Avrupa ve NATO, artık güvenliği diplomatik temennilerle değil; üretim kapasitesi, askeri hazırlık, caydırıcılık ve siyasi iradeyle tanımlanan yeni bir döneme taşıyor.

Avrupa’nın güvenlik konforu bitti.

Uzun yıllar boyunca savunmayı bütçe kalemlerinde geri plana iten, askeri kapasiteyi küçülten, sanayi üretimini zayıflatan ve güvenliğin önemli bir bölümünü dışarıya havale eden anlayış artık sürdürülebilir değil.

Bugün Avrupa’nın ve NATO’nun önündeki mesele, yalnızca yeni tehditleri konuşmak değil; bu tehditlere karşı gerçek kapasite üretip üretemeyeceğini göstermek.

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin The Economist için kaleme aldığı makale, bu açıdan yalnızca bir savunma değerlendirmesi değil, Avrupa güvenlik düzeninin açık bir muhasebesi niteliğinde.

İki isim, Soğuk Savaş döneminde büyüyen kuşağın “bir daha asla” fikriyle şekillendiğini hatırlatıyor. Ancak savaş korkusunun erimesiyle savunma bütçelerinin küçüldüğünü, silahlı kuvvetlerin zayıfladığını ve savunma sanayi tesislerinin büyük bölümünün kapandığını vurguluyorlar.

Bu tespitin en sert sonucu şu: Avrupa, güvenliği tehlikeye girdiğinde ihtiyaç duyacağı kapasitenin önemli bir bölümünde NATO çatısı altında ABD’ye daha bağımlı hale geldi.

Yani sorun yalnızca askeri değil; stratejik bağımlılık, üretim açığı ve siyasi rehavet sorunu.

Makalede yer alan “Avrupa'nın savunmasının büyük bir bölümünü dış güçlere emanet ettiği dönem kapandı” cümlesi, yeni dönemin ana eksenini oluşturuyor.

Bu cümle, Avrupa’nın alıştığı güvenlik mimarisinin artık eski haliyle çalışmayacağını ilan ediyor.

Çünkü bugünün dünyasında caydırıcılık, iyi niyet beyanlarıyla değil; savaş uçağıyla, hava savunma sistemiyle, denizaltıyla, füze kapasitesiyle, İHA ve anti-İHA teknolojileriyle ölçülüyor.

ÜRETİM HATTINDA CAYDIRICILIK

Von der Leyen ve Rutte’nin altını çizdiği savunma sanayii hamlesi de bu nedenle kritik.

Yeni fabrikalar açılıyor, mevcut tesisler vardiya ve üretim hatları ekliyor. Üretim artışı yalnızca geleneksel savunma şirketleriyle sınırlı kalmıyor; yeni şirketler modern savaşın ihtiyaç duyduğu teknolojileri geliştiriyor.

İnsansız hava araçları,........

© Yeni Birlik