menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki zamanlı Çin

10 0
30.08.2026

Tiananmen’in devasa boşluğundan Yasak Şehir’in avlularına, çay pazarından sipariş taşıyan robotlara uzanan yolculuk, Çin’de geçmiş ile geleceğin aynı gündelik hayatın içinde buluştuğunu bana açıkça gösterdi.

Mao Zedong’un 1 Ekim 1949’da kuzeyindeki kapının kürsüsünden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan etmesiyle modern Çin tarihinin simge mekânlarından Tiananmen Meydanı.. Meydana çıktığımda ilk hissettiğim şey, küçülmek oldu. Meydan öylesine devasaydı ki, ortasında kendimi neredeyse bir nokta gibi hissettim. Fotoğraflarda ya da televizyon görüntülerinde gördüğüm bir yerin gerçek ölçüsüyle ilk kez karşı karşıyaydım. Bazı mekânlar size yalnızca tarih anlatmaz; o tarihin gücünü, iddiasını ve ölçeğini de hissettirir. Tiananmen benim için böyle bir yerdi.

Bu büyüklük karşısında hemen hüküm vermek kolaydı. Oysa birkaç günlük bir ziyaretin bana öğrettiği ilk şey, Çin’de gördüğüm her büyük yapıyı ya da kalabalık alanı tek bir cümleyle açıklamaya çalışmamaktı. Meydanda hissettiğim küçüklük, ülke hakkında kesin bir sonuca değil, daha fazla bakma ihtiyacına dönüştü. Çünkü hemen yakınında beni bu kez başka bir büyüklük bekliyordu: Yasak Şehir.

Tiananmen’de yaşadığım duygu ile gazeteci olarak kurmam gereken cümle arasında önemli bir mesafe vardı. Meydanın beni etkilemesi kişisel bir gerçekti; bu etkiden ülkenin tamamına ilişkin sonuç çıkarmak ise başka bir şeydi. Bu nedenle önce gördüğüm ölçeği, sonra onun bende yarattığı hissi kaydetmeye karar verdim. Yolculuk boyunca korumaya çalıştığım ayrım buydu.

Yasak Şehir’in ne kadar büyük olduğunu anlatmak için rakamlardan önce kendi saatime bakmam yeterliydi. Turumuz yaklaşık beş saat sürdü. Kapılar, avlular ve yapılar birbirini izledikçe buranın yalnızca gezilip çıkılacak tek bir saray olmadığını daha iyi anladım. Bir bölümü geride bıraktığımı düşünürken önümde başka bir alan açılıyor, mesafe uzadıkça zaman duygusu da değişiyordu.

Ming İmparatoru Zhu Di tarafından 1406-1420 arasında yaptırılan, 14 Ming ve 10 Qing imparatoruna yaklaşık beş yüzyıl boyunca saray ve devlet merkezi olan Yasak Şehir, gezimin içinde gözüme çarpan ayrıntılardan biri dev bir taş eserdi. İlk bakışta malzemesini anlamanın kolay olmadığı bu eser, Yasak Şehir’in ölçeğini küçük bir ayrıntıda yeniden gösteriyordu. Adını ve malzemesini kesinleştirmek yerine, gördüğümü olduğu gibi kaydetmeyi tercih ediyorum: Karşımda, büyüklüğüyle dikkat çeken bir taş eser vardı.

Asıl canlı görüntüyü ise geleneksel kıyafetlerle gezen Çinli ziyaretçiler oluşturuyordu. Farklı dönemleri hatırlatan giysiler içindeki insanlar sarayın avlularında dolaşıyordu. Ortam bana bir festival ya da bayram gününü hatırlattı. Tarih yalnızca duvarların ardında sergilenen bir geçmiş değildi; bugünün insanları onu giyiyor ve kendi hayatlarının içine yeniden taşıyordu.

Bu görüntüyü turistik bir süs olarak geçip gitmek istemedim. Çünkü karşımdaki ziyaretçiler, tarihî bir mekâna yalnızca bakmıyor; kendilerini o........

© Yeni Birlik