menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üniversitede doğru bilinen yanlışlar!

24 0
21.06.2026

Üniversite giriş sınavları yapılıyor. En az bir senedir yaptıkları çalışmaların karşılığını almak için öğrenciler sınava giriyor. Amaç, mümkün olan en yüksek puanı almak ve “en iyi” üniversiteye girmek. Diğer amaçlar arasında şunlar var: İndirimli seyahat için gerekli olan öğrenci kartı almak için herhangi bir üniversiteye kayıt yaptırmak, sosyalleşmek için belli bir kitlenin içine girmek, başka bir şehirde üniversite okuyarak aile baskısından “mâkul” bir sebeple kurtulmak.

Üniversitelerin mevcut durumu ve geleceği ile ilgili daha önce bu köşede düşünce ve fikirlerimi yazmıştım. Ülke gündeminde sınav varken, üniversiteye kayıt yaptırma hakkı kazanacak olan müstakbel öğrencilerimize birkaç tavsiye eşliğinde “kampüs efsânesi” diyebileceğimiz doğru bilinen yanlışların bâzılarına bakalım.

DÖNEMİN İLK HAFTASINDA DERS OLMAZ!

Birinci sınıflarda değil de, genellikle ikinci sınıf öğrencilerine üst sınıflardan bulaşan bir anlayış var. Bu anlayışa göre, dönemin ilk haftasında ders yapılmaz, yoklama alınmaz. Dönemin ilk haftasında çoğu üniversitede ders kayıtları devam ettiği için, daha sonraki haftalara kıyasla hafif bir ders içeriği söz konusudur. Ama ilk haftada dönem boyu işlenecek ders içeriği ile ilgili bilgiler verilir. Dönemlik ödevler, varsa okunacak kitaplar dağıtılır. Dersi verecek hoca kendini tanıtır ve dersi alan öğrencileri tanır. Bu bilgileri edinmek önemlidir çünkü ilk hafta gelmeyen öğrencilere özel muamele yapılıp birebir bilgi verilmez. Dolayısıyla ilk hafta ağır bir ders işlenmese de önemli bilgiler paylaşılır.

SORULAR SÂDECE SLAYTLARDAN ÇIKAR!

Günümüz teknolojik imkânları sâyesinde eskiden “ders notları” denen ve çoğunlukla kampüsün yakınlarındaki kırtasiyelerden alınan fotokopilerin yerini, Powerpoint sunum dosyaları aldı. Bu dosyalar, PDF olarak üniversite öğrenci bilgi sistemine yükleniyor ve öğrenciler bunları basılı olarak çıktı alarak ya da bilgisayarlarına indirerek çalışıyorlar. Ancak birçok öğrencideki yanlış kanaatin aksine, bu sunum dosyaları yâni slaytlar, sınavda çıkacak soruları cevaplamak için yeterli değildir. Ben şahsen bu sunum dosyalarını ders anlatırken daha rahat etmek, gerektiğinde görsel ya da videoları göstermek için hazırlar ve kullanırım. Birçok öğrenci, dönemin ilk dersinde bunları belirtmeme rağmen ve onlar ilk derse gelmedikleri için, sınavlardan önce “slaytlara çalışsak yeter mi?” şeklinde sinir bozan bir soru sorarlar. Kısacası, slaytlar öğrencilerin ders çalışma notları değil, hocaların kendileri için hazırladıkları dosyalardır.

HOCAYA 7/24 ULAŞILABİLİR! 

Eve yemek sipariş etme kültürünün yaygınlaşmasından olacak ki, öğrencilerin birçoğu gün ve saat algısını bir kenara koyarak, dersini aldıkları hocaya e-posta atıyor veya biliyorsa cep........

© Yeni Birlik