menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anahtar Kelimeler – Yürümek (1)

22 0
01.02.2026

Evet, “yürümek” bir anahtar kelimedir. Fiziksel bir eylem olmanın yanında “yürümek”, “Allah yürü ya kulum demiş” gibi deyimlerde olduğu gibi genellikle “ilerlemek” anlamında kullanılır. Bunun yanında her ne kadar “Ayağımı yerden kessin yeter” deyiminde mütevazı bir araba almak anlamında olumsuz bir şey gibi kullanılsa da, fiziksel olarak yürümenin vücuda nörolojik etkisi de vardır. 10 bin küsur yıl öncesine kadar yerleşik hayata geçmeden evvel, yüzbinlerce yıl her gün en az 10-20 kilometre yürümek zorunda olan atalarımızın genetik kodlarını taşıyoruz. Ancak Türk siyaset tarihinde önemli bir isim olan Süleyman Demirel’in sokak eylemleri hakkında söylediği “Yürümekle yollar aşınmaz” deyimi de yürümeye pek de önem vermediğimizin kanıtıdır.

Oysa yürümek atalarımızdan tevarüs ettiğimiz genetik altyapı sebebiyle sağlıklı bir vücut için geçerlidir ve “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur”. Günümüz insanının masa başında, ekran karşısında saatlerce hareketsiz kalması sebebiyle yaşadığı sağlık sorunları görmezden gelemeyeceğimiz boyutlara ulaştı. Modern hayat tarzı son iki yüz yıldır yürümeyi biyolojik, fizyolojik ve nörolojik bir zorunluluk değilmiş gibi günlük hayatımızda çıkardı. Bir kat çıkmak için bile asansör kullanıyoruz. Artık içmek için ayranı olmayanlar bile en yakın yerlere toplu taşıma ya da kendi araçlarıyla gidiyorlar. “Kariyer” odaklı yaşam tarzı, işe girer girmez araba almayı bir “başarı” göstergesi olarak sunuyor.

Elbette eskiden aylar süren yolculukları artık birkaç saate indiren ulaşım imkânlarının yararını yok farz edemeyiz. Ama yakın bir geçmişe kadar bir sosyalleşme vesilesi olan alışveriş ve çarşı-pazar gezmeleri bile eve getirilen siparişlerle azaldı. O sosyalleşme ihtiyaçlarımızı artık mantar gibi çoğalan kafelerde saatlerce oturarak gidermeye çalışıyoruz. Ne yazık ki vücudumuz oturmaya, hareketsizliğe olumlu bir yanıt vermiyor. O kadar ki bu, düşünme becerimizi bile menfi etkiliyor.

Bunun farkında olan bazı entelektüeller bu konuda kitaplar yazıyor. David Le Breton Yürümeye Övgü(1)adlı kitabında şöyle diyor:

“Yürüyüş dünyaya açılmadır. Yaşama dair mutlu duygular vererek onarır insanı. Bütün duyuların açık olmasını gerektiren etkin bir meditasyona sokar insanı. İnsan çıktığı yürüyüşten bazen değişmiş olarak döner ve o anki........

© Yeni Birlik