menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençlik katiyen gidecek-1: Davamızın gençlik imtihanı

15 0
07.09.2026

Bu hakikat, hem şahsî hayatımız için dehşetli bir ikaz hem de toplumsal ve imanî hizmetlerimiz için hayati bir vurgudur. Gençlik; bahar gibidir, hızla geçer. Rüzgâr gibidir, elde tutulmaz. Ancak meşru dairede, iman ve Kur’an hizmetiyle taçlandırıldığında ebedî bir gençliğin ve saadet-i ebediyenin tohumu hâline gelir.

Fakat bugün Risale-i Nur Külliyatı’ndan bu derin hakikatleri okurken, gözümüzü kitaptan kaldırıp etrafımıza, ders halkalarımıza, gazete temsilciliklerimize ve hizmet merkezlerimize çevirdiğimizde içimizi sızlatan acı bir soru zihnimize takılıyor: “Peki, cemaatimizde ne kadar genç var ki?”

Haftalık derslerde, seminerlerde veya hizmet programlarında başımızı çevirip baktığımızda çoğu zaman saçlarına ak düşmüş, ömrünü bu davaya adamış emektar ağabeylerimizi ve ablalarımızı görüyoruz. Elbette onların varlığı, sadâkati ve fedakârlığı başımızın tacıdır. Ancak bir hizmetin istikbali, o hizmetin genç nesillerle ne kadar neşvünema bulduğuyla doğrudan alakalıdır. Üstad’ın “Gençlik kat’iyen gidecek” ihtarını şahsî bir nefis muhasebesi olarak mı görüyoruz, yoksa cemaat olarak elimizdeki gençlik potansiyelini kaybetmenin hüznünü mü yaşıyoruz?

Bugünün gençliği; dijital çağın getirdiği yoğun illüzyonlar, felsefi çalkantılar ve ahlaki erozyonlarla karşı karşıya. Onlar için vakit gerçekten de çok hızlı akıyor ve “gençliğin zayi olma” tehlikesi hiç olmadığı kadar büyük. Tam da bu noktada, “Sizdeki gençlik gidecek” hakikatini en çok........

© Yeni Asya