menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ağrılarım var, dinmek bilmez

22 0
09.08.2026

Sevdiklerime içimi açmak isterim, paylaşmak isterim bana özel bir şeyleri. Ne mümkün. Onlarca zanlar, onlarca etiketler uçuşur sağımda solumda. O zaman kimle paylaşılır sızılar, kime açılır insanın derdi. Kimi, kimler anlar? Yoksa mezara mı kalacak, hayatı yorucu hale getiren bu yükü indirmek.

İnsanın bir gerçeği mi yoksa bu. Benim, zar zor hatırlıyorum çocukken de ağrılarım vardı yine kimseyle paylaşamadığım. Belki bugünün anlaşılmazlığıdır dünden arta kalan. Dünü halletmeden bugüne gelmek bugünü de anlaşılmaz kılıyor.

Denemedim değil, zaman zaman geceleri de çıktım dışarı. Beni anlayan birisiyle karşılaşır mıyım diye. Yürüyenler vardı yalnız. Yükleri ağırdı onların da. Ağrıları vardı onların da kimseyle paylaşamadıkları. Hani yük taşıyan insanın yorgunluğunu gözlerinizle görürsünüz ya. Tek başına yürüyen insan, sırtında ağır yük taşır gibi iniler mi? İşte bu da öyle. Hayatın ağır yükü belini bükmüş nice insanın. İlginçtir gencecik yavrular da var içlerinde. Ağır yükten yürümeleri bozulmuş. Tonajından fazla yük yüklenmiş kamyon gibi bir sağa dökülüyorlar bir sola. Tam yıkıldı yıkılacak derken düzelir gibi oluyor ama bu sefer diğer taraf için aynı korku dolu heyecan yaşanır içinizde. Bu nasıl yaşamaktır böyle. Nereye gidilir bu savruldu savrulacak halle. Ama hayat işte. Yıkıldı yıkılacakla geçiyor günler.

Zaman zaman da gündüz gözüyle yürüdüm gece geçtiğim mekanları. Evet, yoktu ağrı dindirecek bir durak. Ne ana, ne yar, ne sair insanlar, bazı ağrılara çare olamıyor.

Peki ağrısız yaşayan var mı bu hayatı? Sızısı dinen var mı? Yoksa böyle bir beklenti mi asıl ağrıların sebebi? Yani dünyadan olmayacak şeyleri beklemek, belki de........

© Yeni Asya