Çorum’da düzenli ve sistemli bir çalışma
Üç saat süren bir seyahatten sonra ulaştığımız Çorum’da ilk ziyaret yerimiz, üç Sahabenin birlikte medfun bulunduğu türbeleri oldu. Aslı, Yemenli olup ilk Müslümanlığı kabul eden sahabelerden olan Süheyb-i Rumî Hazretleri, hicretin kırkıncı senelerinde İstanbul’un fethi için giden İslâm ordusunun içinde bulunuyordu. Sırf Peygamber Efendimizin (asm) müjdesine mazhar olmak için yola çıkan bu kahraman sahabeler, Medine’den üç bin kilometrelik bir mesafeyi kat ederek gitmişler fakat fetih gerçekleşmeden geri dönmek durumunda kalmışlardı. İslâm ordusu tekrar Medine’ye dönerken, Çorum’a geldiklerinde yetmiş yaşındaki Süheyb-i Rumî Hazretleri hastalanıp vefat etmiş ve orada defnedilmiş. Ubeyd-i Gazi Hazretleri ise, İstanbul’a giderken Bizanslılarla yapılan savaşta şehit düşerek vefat etmiş. Şimdi bu iki Sahabe birlikte aynı türbe içinde yatıyorlar.
Hazret-i Ömer’in (ra) halifeliği zamanında Kadisiye savaşında çok büyük yararlılık gösteren ve savaş esnasında bir süvarinin atının kuyruğundan tuttuğunda, kımıldayamayan atından inip kaçan İranlı askerin atına binerek, İran ordusunun kumandanı Zaloğlu Rüstem’in üzerine giderek onu kovalayan ve bundan dolayı halife Hz. Ömer (ra) tarafından “Bin atlıya bedeldir.” övgüsüne mazhar olan Kerebi Gazi de (ra) diğer türbede kabrinde yatıyor ve üçü de orada yeniden diriliş sabahını bekliyorlardı. Peygamber Efendimiz (asm) “Benim Sahabelerim hangi bir şehirde vefat edip oraya defnedilmişlerse, Mahşer günü o şehir ahalisine şefaat edeceklerdir.” müjdesini vermiştir. Bu açıdan Çorum ahalisi gerçekten çok şanslıdır.
09 Ekim 2026 Cuma günü böyle geçti. Akşam ise, kalabalık bir cemaat ile Çorum hizmet merkezinde buluştuk. Uhuvvet Kültür Merkezinin salonu doluydu. Amasya, Suluova, Samsun,........
