menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Turistler için çok ilgi çekici

18 0
01.09.2026

- Fas genelinde ezan Türkiye’ye göre makamsız okunuyor. Araştırdığımda bunun mezhep farklılığından kaynaklandığını öğrendim.

GEZİ-2: DR. NURENDA COŞKUN

Birinci Bölüm: Mağrip'te batmayacak güneş

Marakeş’in, Medine kısmı kadar, arka sokakları da veli ve mübarekler ile dolu. Bunlardan biri de Sidi Abbas, 12.yy’da yaşamış sufî bir alim, hayatını ilim öğrenmeye ve fakirlere yardım etmeye adamış. “Verenin malı eksilmez” anlayışını yaymasıyla meşhur olmuş bir Allah dostu. Turistlerin sefahatini taşımadığı ve bu sebeple temiz kalan bu türbeleri ziyaret etmek seyahati anlamlı kılıyor. Sidi Abbas türbesinde de oturup sesli zikiri dinledik ve kalbî bir sürûrdan sonra seyahate devam ettik.  

Marakeş’in en turistik noktalarından biri olan Jardin Majorelle ile Marakeş sayfasını kapattık. İnternetten buraya giriş için iki gün önce bilet alıp, aldığımız biletle de kuyrukta bekleyerek girdiğimiz bu bahçenin bana göre ne Marakeş’le ne de Fas’la bir alakası yok. Sömürü döneminde, yerleşimci Fransız bir ressamın Marakeş’in içinde kendine küçük bir botanik bahçesi yapması ve sonrasında 1980’lerde yine Fransız bir modacının burayı restore etmesiyle ziyaret edilen bir bahçe olmuş. İnsanların buraya bu kadar çok rağbet etmelerinin önemli bir sebebi de ikonik bir Majorelle fotoğrafına sahip olmak istemeleri. Bu yüzden özel kıyafetler giyip, süslenip geliyorlar ve bahçenin içine girdikleri andan itibaren fotoğraf çekimine başlıyorlar.  Bu sosyal medya turistliğinin sefahate kapı açması kaçınılmaz. “Paylaşmayacaksan niye geziyorsun ki?” akımı gereği çoğu insan bir mekânı yaşayıp hissetmek, o mekanla bir mana derinliği yakalamak yerine mekanı tüketmeyi tercih ediyor.  Biz de bu bahçedeki mahlukatın nefes alması ve yaratılış amaçlarını gerçekleştirmeleri adına bahçenin bir köşesinde Risale-i Nur eserlerinden iman dersi yaptık kendi kendimize. Çünkü o bahçe her ne kadar insanların günahlarıyla kirlenmiş olsa da masum ve vazifeli nebatat ve hayvanat, orada hala Cenab-ı Hakk’ın esmasını tanıtıyor, bildiriyor. Bize düşen de bu mektupları okumak oluyor. 

Marakeş’ten sonraki durağımız Fes, burası Fas’ta beni en heyecanlandıran ve  Marakeş’e göre kesinlikle Fas’ı daha çok hissettiğim bir yer oldu. Fes el-Bali denilen şehrin en eski kısmı olan bu yerde, arabaların geçmesi imkansız olan ve  bazı noktalarında navigasyonun dahi çalışmadığı binlerce dar sokak mevcut. Bu sokaklar dükkan, cami ve medreselerle dolu. Bu dar sokaklarda yürümek çok keyifli.

Her yer bakır, deri, kilim dükkanlarıyla dolu. Fes, derileriyle ünlü, hatta medina(eski şehir) kısmında büyük bir tabakhane mevcut. Chouara Tabakhanesi’nde hâlâ geleneksel yöntemlerle deri işleniyor ve boyanıp şekillendiriliyor. Ayrıca çok keskin ve ağır bir kokusu var ve buraya girerken kokuyu hafifletmek için nane yaprakları veriliyor.

Fes’te dünyanın kesintisiz eğitim vermeye devam eden en eski öğrenim kurumlarından biri olan Karaviyyin Medresesi bulunmakta. Bu medrese 859’da bir camii olarak inşa edilmiş, zamanla bir medrese olarak da kullanılmış ve büyük bir ilim merkezine dönmüştür. Karaviyyin Medresesi, Karaviyyin Külliyesi’nin içinde yer alır. Bu külliyede cami, kütüphane, medrese, avlu, talebe ve müderris odaları, şadırvan bulunmaktadır.

İbni Haldun, Muhammed el İdrisî gibi isimler Karaviyyin Medresesi’nde tedris görmüşlerdir. Fes, alimler şehridir. Malikî fıkhının önemli merkezlerinden biridir. Batı İslâm dünyasının eğitim merkezlerini tanımak çok gurur verici.

Fes şehrindeki Bou İnaniyye Medresesi, 1350’de yapılmış ve içinde bir mühendislik harikası olan su saati bulunmakta. Özellikle namaz vakitleri, ders saatleri bu su saatiyle belirleniyormuş.  Su saatinin çalışma mekanizması ise henüz tam olarak anlaşılmış değil. 14. yy’da Meriniler döneminde böylesine karmaşık yapıda ve ses çıkararak zamanı bildiren bir saatin olması İslâm’ın tarihte ilim ve hikmet noktasında çağının çok ilerisinde olduğunun yine bir ispatı.

Şehrin ara sokaklarında, salyangoz satan seyyar satıcılar görüyoruz. “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” deyimi Fas için geçerli değil. Malikî mezhebine göre salyangoz yemek caiz ancak Hanefî’de helal değil. İnsanlar seyyar satıcılardan kilo ile salyangoz alıyorlar ve bol baharatlı çorbasını pişiriyorlar.

Fas’ın yemeklerinden bahsetmeden geçmek olmaz. Muhtemelen birçok yöresel yemeği vardır ama bizim çok sık yediğimiz tajin ve kuskus oldu. Tajin, et ve sebzeyle hazırlanan bir yemek. Keçi, dana, kuzu ve tavuk etiyle de hazırlanabiliyor. İçine zeytin,........

© Yeni Asya