Fânî dünyada bâkî izler bırakmak
Fânî olması, dünyayı değersiz kılmaz. Aksine, burada atılan her adımın ebediyete uzanması, onu son derece kıymetli hale getirir. Çünkü bu kısa durakta yapılan tercihler, yolculuğun sonunu belirler. Çünkü dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersen onu biçersin.
Bu hayatı değerlendirmenin ilk adımı niyettir. İnsan sabah evinden çıkarken “Helâlinden kazanayım, kimseye yük olmayayım” diye niyet ederse, yaptığı iş sıradanlıktan çıkar, ibadet hükmüne geçer. Demek ki mesele sadece yaşamak değil; nasıl ve ne için yaşadığımızdır.
Sonra denge gelir. Ne dünyaya tamamen dalmak, ne de onu bütünüyle terk etmek… Peygamber Efendimiz (asm) bu dengeyi en güzel şekilde göstermiştir. Hem Ahireti için ibadet etmiş, hem çalışmış, hem de insanlara faydalı olmuş,rehberlik etmiştir.
İnsan, başkalarına faydalı oldukça yol azığını artırır. Bir gönüle dokunmak, bir ihtiyaç sahibine yardım etmek, bir çocuğun başını okşamak , bir kalbi incitmemek… Bunlar bu yolculukta en kıymetli azıklardır.
Kalbi diri tutmak ise........
