Bir garip yolcu
Kimi zaman bir dağın zirvesinde, kimi zaman bir yolcunun nefesinde, kimi zaman havada uçan kuşun kanadında, kimi zaman suyun berraklığında görünür. Bu yolda Hak için, halk için, selâmet için, kurtuluş için yürünür. Ne şöhret içindir, ne makam, ne menfaat... Sadece garipler yürür bu yolda; garip için nasip olur yolun her bir durağı.
Allah için... Lillah için, livechillah için, ahiret için... Dünya bir konak, insan bir yolcu, ömür ise gelip geçen bir mevsimdir. İklim değişir, mevsim döner; ayım, güneşim bir başka doğar. Lâkin hakikat güneşi doğdu mu, gönül karanlıkta kalmaz.
Evlat için, kul için, yolcu için, hancı için. Bir iyilik tohumu bırakmalı insan. Çünkü hayat yalnız kendimiz için değildir. Bir çocuğun tebessümünde, bir ihtiyarın duasında, bir yolcunun selâmında
Bazen bütün bir ömrün manası saklıdır.
Hayat, memat... Nebat, hayvanat... Yeryüzündeki her canlı, kendi diliyle bir hakikati söyler.
Çiçek açar, meyve verir, kuş öter. Güneş doğar, yağmur yağar. Hepsi aynı büyük kitabın farklı satırlarıdır.
İman için yaşamak, ahiret için hazırlanmak, dünyayı da ukbaya açılan bir tarla bilmek... İşte insanın asıl yolculuğu budur. Zahmetsiz bir hayat aramak değil, zahmeti rahmete çevirmektir mesele.
Şüphesiz yürümek değil yalnızca; şüphelerin........
