menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adaletsiz siyasî başarılar

15 0
02.10.2026

12 Eylül 1980’in zalim darbecileri, Süleyman Demirel Başbakanlığındaki demokrat iktidarı silah zoruyla alaşağı ederek, demokrat olmayan, siyasî vizyonu bulunmayan siyasîlerinin önünü açarak iktidara taşıdılar. 

O dönemde ekonomi bürokratı olup pek siyasi tecrübesi olmayan Turgut Özal, 12 Eylül darbecilerinin himayesinde hak etmediği halde, partisi ANAP ile 1983 seçimlerini kazanarak on seneye yakın bir süre ülkeyi yönetti. Yaptığı antidemokratik manevralarla muhalefeti zayıflatarak ve devlet imkânlarını sonuna kadar kendi lehine kullanarak parlak propagandalarla, ehl-i tahkik olmayan halkın çoğunu oyuna getirdi ve seçimler kazandı. 

Özal, ülkede demokrasinin tesisine yanaşmadı. Yaptığı köprü, otoyol gibi iyi işlerle birlikte uyguladığı yanlış politikalarla zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getirdi. Türkiye’yi ağır bir borç bataklığına sapladı. Sonunda aniden vefat etti.

Derin güçler, İslâm’a ve dindar kesime darbe vurma bahanesi üretmek gayesiyle halkı, 1995 seçimlerinde RP’ye yönlendirdiler. Necmettin Erbakan o seçimde koalisyon ile iktidara geldi. Onun iktidarı, ülkeyi 28 Şubat duvarına çarparak faydadan çok zarar verdi. 

Bülent Ecevit ve partisi Demokratik Sol Parti (DSP), PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın Kenya’da dış güçler tarafından Türkiye’ye teslim edilmesiyle 1999 yılında darbecilerin gölgesinde yapılan seçimde iktidara geldi. Onun iktidarı ülkeyi 2001 yılında derin ekonomik krize sürükleyerek perişan etti. Daha sonra o da 2002’de barajın altında kalarak sahneden silindi.

Derin güçler, 2000’lerin başında ülkede demokrasiyi tesis etmeyi hedefleyen Ahrar/demokrat siyasî akımı fitne ve fesat oyunlarıyla devre dışı bıraktılar.........

© Yeni Asya