menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Felâketin ayak sesleri

17 0
16.03.2026

Ukrayna’dan Gazze’ye, Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan gerilimler; yükselen ırkçılık, otoriterleşme ve güç siyasetinin dünyayı yeniden tehlikeli bir çatışma iklimine sürüklediğini gösteriyor.

Dünya yeniden büyük bir felâketin eşiğinde görünüyor. Ukrayna’da devam eden savaş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve son olarak İran merkezli gerilimler, insanlığın yeniden sert bir çatışma atmosferine sürüklendiğini ortaya koyuyor. Aslında bu gelişmeler tamamen sürpriz değildi. Son yirmi otuz yılda dünya siyasetinde güçlenen bazı eğilimler bugünkü tabloyu adeta önceden haber veriyordu.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Rusya’da giderek güçlenen otoriter yönetim anlayışı ve milliyetçi söylemler, ülkenin kaderini tek bir liderin sert politikalarına bağladı. Bunun sonucu olarak Ukrayna işgali gerçekleşti ve hâlâ kan akmaya devam ediyor.

Benzer şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nde seçim dönemlerinde yükselen sert milliyetçi sloganlar, “önce biz” anlayışı ve giderek keskinleşen ayrımcı dil de dünya siyasetinde yeni bir gerginlik döneminin işaretlerini veriyordu.

Yükselen Irkçılık ve Savaş İklimi

Avrupa’da da benzer bir tablo görülüyor. Son yıllarda birçok ülkede aşırı sağ partilerin yükselişi, göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve sert milliyetçi politikalar dikkat çekiyor. Bu gelişmeler dünya siyasetini yeniden 19. yüzyılın rekabetçi ve çatışmacı ortamını hatırlatan bir yöne doğru sürüklüyor.

Halbuki Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı sonuçları insanlığa önemli dersler vermişti. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yeniden yapılandırılan milletlerarası düzen, barışı korumak için yeni müesseseler ve dengeler oluşturmuştu. Eksik de olsa, hatta çoğu zaman güçlü ülkelerin işine yarayan kararlara rağmen bazı kısmi başarılar elde edildi.

Almanya, İtalya ve Japonya’da demokrasi güçlendirilmiş, aşırı milliyetçi ideolojilerin etkisi sınırlandırılmaya çalışılmıştı. Çünkü o büyük felâketin arkasında ekonomik rekabetin vahşileşmesi, ırkçı ideolojiler ve diktatörlükler bulunuyordu. Ancak savaşın galipleri için benzer bir sorgulama ve iyileştirme süreci yaşanmadı.

Ne var ki bugün benzer tehlikeli unsurların yeniden güç kazandığı görülüyor. Irkçılık ve ayrımcılık yeniden yükselirken savaşçı liderler toplumlarda destek bulabiliyor. Milletlerarası siyasette uygulanan çifte standartlar da bu gerginliği artırıyor.

Kalıcı Barış İçin Yeni Bir Anlayış

Kalıcı barış için yalnızca askerî dengeleri değiştirmek yeterli değildir. Asıl ihtiyaç, insanlığın zihniyet dünyasında yeni bir barış anlayışının güçlendirilmesidir. İslamofobi ve Doğu toplumlarına yönelik peşin hükümler barış isteyen sesleri zayıflatıyor.

Kalıcı barış ancak insanlığın eşitliği fikrinin kabul edilmesiyle mümkündür. Nasıl ki antisemitizm Batı’da ciddi yaptırımlarla engellenmeye çalışılıyorsa, benzer şekilde İslam düşmanlığı ve kültürel ırkçılık da açıkça reddedilmeli ve önlenmelidir.

Bunun yanında eğitim sistemlerinin de yeniden düşünülmesi gerekiyor. İnsanları yalnızca rekabet ve menfaat üzerine yetiştiren anlayışlar yerine; adalet, merhamet ve insanlığın ortak değerlerini önceleyen bir eğitim anlayışı geliştirilmelidir.

Bugün dünyanın farklı köşelerinde duyulan silah sesleri, aslında insanlığa yaklaşan büyük bir felaketin ayak sesleri olabilir. Eğer akıl, vicdan ve adalet yeniden hâkim olmazsa, tarih maalesef aynı acı dersleri bir kez daha insanlığa yaşatabilir.

Felâketin ayak sesleri

Kör dövüşünden bölgesel felâkete: İran kıskacında yeni oyun

İki kitap, iki şeriat ve insanın tekâmülü

Kader, Karun ve kurtarıcılar

Demokrasi, devlet ve irşadın unutulan gücü

Küresel siyaset, vasıtalar ve çıkış yolu

Nur’un metodu: Dünyada da Cennet

İran’da biriken öfke ve çare

Parçalanarak yönetilen coğrafya

Güçlünün hukuku ve Venezuela dersi

Bin aydan hayırlı gece: Leyle-i Kadir

23 Mart özel sayımız yine dop dolu

İran’ın savaşı, ittihad-ı İslâm’ı hızlandırmıştır

İkinci Ömer/ Ömer-i Sâni

Kadir Gecesini ihya ediyoruz

Felâketin ayak sesleri

Son Şahitlerden, Kastamonu velisi; Veli Işık Kalyoncu

Fihrist Risalesi’ndeki Takriz mektubu üzerine… (3)

Karma eğitim tuzağı - 2

Şahsî kanaat ve şûra farkı

Özel sayılarımızın önemi

'Enerji tesislerimiz hedef alınırsa, Amerikan şirketlerini hedef alacağız'

"Öldü" iddialarına cevap verdi

Tunca Nehri kıyısında toprak kayması oluştu

Bağdat'ta art arda şiddetli patlama sesleri duyuldu

Ramazan Rehberi-3: Maddî ve mânevî sağlığın anahtarı

Araçlardaki görüntü cihazlarına ilişkin İçişleri Bakanlığından açıklama

ABD'den gelen 2 keşif uçuşu talebini reddetti

Anlaşma yapmak istemiyor - Hark Adası'nı eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabilir

"İran İHA'sını taklit ederek komşu ve dost ülkelere saldırlar düzenliyor"

Husiler: İran'ın yanında savaşa dahil olmamız sadece an meselesi

İktisad Risalesi'ne: Güncel ekonomik yorumlar

Sanchez Avrupa'nın itibarını kurtardı

Ramazan Rehberi -2: Nefis ve ruh temizliği

Macron: Hiç kimseye karşı savaşta değiliz

Gazze’de kum fırtınası

Üs resmiyette Türkiye’ye ait

Garantör ülkeler nerede?

MSB füze savunmasına ilişkin sorulara cevap verdi

"Savaşı iliklerime kadar hissettiğimde biter"

Veli Işık Kalyoncu dualarla uğurlandı


© Yeni Asya