menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaratıcı ile kalp arasındaki bağ

26 0
06.05.2026

Görünürde ibadet eder, iyilik yapar, güzel söz söyler; fakat kalbin derinliklerinde gizli bir beğenilme arzusu sessizce büyür. Oysa ihlâs, yapılan amelin yalnızca Allah’a ait olmasıdır. Ne övgü beklemek, ne takdir aramak, ne de görünmek istemek… İhlâs, kalbin yalnızca Hakk’a dönmesidir.

İnsan, çoğu zaman ameline bakar; fakat Allah, niyete nazar eder. Çünkü ameli büyüten de küçülten de kalbin yönüdür. Aynı namaz, biri için yakınlık; diğeri için yalnızca bir alışkanlık olabilir. Aynı yardım, biri için sadaka; diğeri için gösterişe dönüşebilir. Bu yüzden ihlâs, amelin dışından değil, içinden başlar.

İnsan neden gösterilmek ister? Çünkü nefis görünmek ister. Nefis, alkışla beslenir; övgüyle büyür; takdirle kuvvet bulur. Kul ise ihlâs ile nefsinin bu gizli arzusunu terbiye eder. Çünkü hakikî kulluk, insanların bilmesiyle değil, Allah’ın kabul etmesiyle anlam kazanır.

İnsan bazen en sessiz iyiliğiyle Allah’a yaklaşır, bazen en gösterişli ibadetiyle kendinden uzaklaşır. İhlâs, sadece ibadette değil; hayatın her hâlinde aranır. Bir ilim öğrenirken, bir kalbi kırmamaya çalışırken, birine yardım ederken, hatta susarken bile…

İnsan, yaptığı şeyi neden yaptığını kendine sormalıdır. Çünkü bazen dil susar ama niyet konuşur; bazen amel görünür ama samimiyet kaybolur. İhlâs, görünmeden sevebilmektir. Karşılık beklemeden verebilmektir. Bilinmeden iyilik yapabilmek, unutulmayı göze alabilmektir. Çünkü samimiyet, insanın kendisini değil, Rabbini merkeze almasıdır. İnsan ne kadar görünmek isterse o kadar yorulur; ne kadar Allah için yaşarsa o kadar huzur bulur.

Riya, ihlâsın en sessiz düşmanıdır. İnsan bazen........

© Yeni Asya