Lâhika okumaları... Lâhikalarda “uhuvvet” ve “yetmiş nevi düşman” -7
Eğer ona kızar ve dışlarsak, onu daha büyük hatalara itmiş oluruz. Hakikî kardeşlik, onun hatasını düzeltmesi için ona dua etmek ve nazikçe uyarmaktır. Bediüzzaman Müslümanların fabrikadaki çarklar gibi olmasını ister. Çarklar birbirine ters döner ama hepsi aynı fabrikaya hizmet eder ve ortaya güzel bir ürün çıkarır. Müslümanların fikirleri tamamen aynı olmak zorunda değildir. Farklı düşünebilirler ama amaçları ve kalpleri her zaman bir olmalıdır.
Yirmi İkinci Mektupta sonuna derç edilen ve kardeşliği boğan en büyük tehlikelerden biri olan “gıybet” konusu da dikkat çeken bir husustur. Gıybet müslümanların aleyhinde ittifak etmiş yetmiş nevi düşmanın içimizdeki en önemli öncü kuvvetlerinden birisi olsa gerektir. Çünkü gıybet; içten çürütür. Dışarıdaki 70 çeşit düşman Müslümanlara dışarıdan saldırırken, gıybet Müslümanları içeriden birbirine düşürür. Kaleyi içten yıkar. Kıskançlıktan beslenen gıybet, genellikle kıskançlık ve inatçılık yüzünden yapılır. İnsan kendinde olmayan güzel şeyleri başkasında görünce onun arkasından konuşmaya başlar. Adalet-i mahza hakikatine de ters olan gıybet, bir insanın sadece kötü bir huyunu konuşup iyi yönlerini gizlemekle büyük bir haksızlığa sebep olur.
Dolayısıyla siyasî gıybet diye tarif edebileceğimiz, Müslüman ülkeler, İslam beldeleri, Müslüman toplumlar hakkında yapılan siyasî gıybetler de Müslümanlar arasında husumete sebep olur. Âlem-i İslâmı içeriden çürüten en çirkin günahtır. Bediüzzaman, gıybet yapmayı Kur’ân ayetinin manasına muvafık, “Kendi öz din kardeşinin ölü etini çiğ çiğ yemek” kadar iğrenç ve........
