menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nobel Tıp Ödülü ve Prof. Dr. Mehmet Haberal

67 0
13.05.2026

Türkiye kendi insan gücünün ve uluslararası değerlerinin büyüklüğünü görmekte gecikiyor.

Öyle kıymetli insanlarımız var ki dünya konuşuyor, uluslararası bilim çevreleri ayakta alkışlıyor…

İşte Prof. Dr. Mehmet Haberal böyle bir isimdir.

Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen Uluslararası Üroloji ve Nefroloji Zirvesi’nde yaşananlar bunun açık göstergesiydi.

1900’e yakın bilim insanının katıldığı toplantıda Haberal yalnızca bir konuşmacı değildi.Adeta yaşayan bir bilim tarihi kıymeti olarak karşılandı.

Hepsi büyük saygıyla anlatıldı

Prof. Dr. Mehmet Haberal, Türkiye’de organ nakli sistemini kuran öncü isimlerden biridir.

İlk başarılı böbrek nakilleri…Kadavradan organ nakli…Yanık tedavi merkezleri…Transplantasyon eğitimi…Uluslararası bilim organizasyonları…

Bunlar sadece doktorluk başarısı değil, bilimsel ekol kurmaktır.

Kahire’de yaptığı konuşma da aslında sıradan bir kongre konuşması değildi.

Bir bilim insanının tarihsel hafızasıydı.

Prof. Dr. Mehmet Haberal kısa konuşmasında şöyle diyordu:

“1984’te ilk defa Ortadoğu Diyaliz ve Transplantasyon Vakfı’nı kurdum. İstanbul’da 1985’te toplantısını düzenledim. O dönemde İran ile Irak savaşıyordu. 2 ülkeden bilim insanlarını çağırdım, aynı masaya oturttum. Bilimin gücüne bakın.”

Bu cümle sıradan değildir.

Çünkü bugün dünyanın başaramadığı şeyi bilim bazen başarır:

İnsanları aynı masada buluşturur.

Haberal’ın anlattığı bir başka ayrıntı daha çarpıcıydı:

“Ortadoğu’da sadece Araplar yaşamıyor ki. Ben bölgesel kuracağım dedim.”

İşte bu yaklaşım bir bilim insanının aynı zamanda nasıl vizyon sahibi olduğunu gösteriyor.

Bugün birçok ülke bilim insanlarını küresel marka haline getiriyor.Amerika bunu yapıyor.Almanya yapıyor.İngiltere yapıyor.İsrail yapıyor.

Türkiye ise çoğu zaman kendi bilim insanını ancak yurtdışında alkışlanınca fark ediyor.

Oysa Mısır’da, Prof. Dr. Mehmet Haberal yalnızca Türkiye’nin değil, Ortadoğu transplantasyon tarihinin kurucu figürlerinden biri olarak anlatılıyor.

Kahire’de verilen “Onur Kalkanı” da bunun somut sembolüydü.

Toplantıda yapılan sunumlarda Haberal’ın 1975’ten başlayan transplantasyon mücadelesinin “küresel transplantasyon tarihinin dönüm noktalarından biri” olduğu özellikle vurgulandı.

Bu asla küçümsenecek bir şey değildir.

Prof. Dr. Mehmet Haberal Mısır dönüşü şunları söyledi:

“Ne mutlu ki........

© Yeni Ankara