Hesap sorulmazsa FON hortumlaması SON olmayacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD’de Cüneyt Özdemir’in sorularını yanıtlarken 23 Eylül’de fon soruşturması hakkında şöyle dedi:
“Para kaçırıldığını da gördük, yurt dışına kaçırıldığını gördük. Bizim amacımız şimdi bunları getirmek.”
Biz bu iktidar döneminde neler gördük neler:
Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar: 2013’te gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ardından, dört eski bakanın Yüce Divan’a sevki 2015’te TBMM’de reddedildi. Yüce Divan’da esastan yargılanmaları AKP’lilerin oylarıyla engellendi. Hesap sorulmadı.
Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar: 2013’te gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ardından, dört eski bakanın Yüce Divan’a sevki 2015’te TBMM’de reddedildi. Yüce Divan’da esastan yargılanmaları AKP’lilerin oylarıyla engellendi. Hesap sorulmadı.
Ruhsar Pekcan ve dezenfektan alımı: 2021’de Ticaret Bakanlığı, Bakan Pekcan’ın eşi Hasan Pekcan’ın da ortak olduğu şirketten 507 bin 880 liralık dezenfektan alındığını kabul etti. Bakanın ailesiyle bağlantılı şirketle kendi bakanlığı arasındaki ticari ilişkiydi. Hesap sorulmadı.
Ruhsar Pekcan ve dezenfektan alımı: 2021’de Ticaret Bakanlığı, Bakan Pekcan’ın eşi Hasan Pekcan’ın da ortak olduğu şirketten 507 bin 880 liralık dezenfektan alındığını kabul etti. Bakanın ailesiyle bağlantılı şirketle kendi bakanlığı arasındaki ticari ilişkiydi. Hesap sorulmadı.
Bu hatırlatmayı yapıp Adalet Bakanı Akın Gürlek’e soralım:
Bu dosyaları da açacak mısınız?
Gürlek, vatandaşların birikimlerinin istismar edildiğini, amaçlarının paraları geri getirerek mağdurlara ulaştırmak olduğunu açıkladı.
Son kuruşuna kadar izi sürülsün.
Ama devletin görevi, para kaçırıldıktan sonra peşine düşmekle sınırlı mı?
Vatandaşın birikimi el değiştirirken, şirket değerleri şişirilirken, kaynaklar yurt dışına aktarılırken denetim mekanizmaları ne yaptı?
Üstelik kimse uyarmamış da değildi.
Maliye Bakanlığı “Hesap Uzmanı” kökenli CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 18 Kasım 2022’de, bazı aracı kurumlar üzerinden şirket değerlerinin bilerek şişirildiğini ileri sürüyor ve şöyle sesleniyordu:
“Uyarıyorum, küçük yatırımcı büyük zarar görecek. Küçük yatırımcıyı soymaya hazırlanıyorlar.”
SPK ve Borsa yönetiminin sorumluluğunu gündeme getiriyordu.
Bu uyarıyı duyan, tedbir alan oldu mu? Hayır.
“Hesap Uzmanı” CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu da aynı dönemde borsa ve dövizdeki müdahaleleri eleştiriyor, vatandaşın enflasyondan kaçarken birikimini kaybetme tehlikesine dikkat çekiyordu.
“Devlet öngörülebilir olur. Devlet sürpriz yapmaz.”
İktidarın bu sözleri siyasi polemik........
