menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erdoğan’ın 2028 adaylığı için 'Meclis kilidi' nasıl açılacak?

78 0
23.09.2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bir ülkenin ortak akıl sözleşmesidir.

Ancak kuralların yazılı olduğu metinler eğilip büküldüğünde, orada hukuk devletinden değil, kişisel iktidarların tahakkümündensöz edilir.

14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde yaşananlar, Türk hukuk tarihinde kara bir leke olarak yerini almış; Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) tartışmalı yorumuyla Anayasa’nın bağlayıcı metni işlevsiz bırakılmış ve hukuk güvenliği ilkesi ağır yara almıştır.

5 Eski Adalet Bakanı ve 15 Anayasa Profesörünün Haykırışı Göz Ardı Edildi

2018-2023 döneminde ülkenin en yetkin hukukçuları; görev yapmış 5 eski Adalet Bakanı, alanında zirvede olan 15’e yakın Anayasa uzmanı profesör ve barolar, tek bir ağızdan çok net bir uyarıda bulundular:

"Anayasa’nın 101. maddesi açık ve keskindir; bir kişi en fazla iki kez seçilebilir. 2014 ve 2018’de seçilen Recep Tayyip Erdoğan, TBMM kararı olmaksızın üçüncü kez aday olamaz!"

Ancak tüm bu akademik ve hukuki uyarılar bir kenara itildi.

YSK, hukukun evrensel ilkelerini hiçe sayarak, yasada yeri olmayan, Resmî Gazete’de yayımlanmamış ve hukuki geçerliliği "yok hükmünde" olan bir TBMM Anayasa Komisyonu raporundaki fikir cümlesinimesnet yaptı.

TBMM eski Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Anayasa Komisyonunda şöyle demiş:

“16 Nisan Anayasası 2018 cumhurbaşkanlığı seçimindeyürürlüğe gireceği için seçilecek cumhurbaşkanı ilk kez seçilmiş sayılır…”

Peki Anayasa’ya bu hüküm konulmuş mu?

Yasa hükmü mü? Elbette hayır…

Komisyon raporlarındaki münferit cümlelerin içtihat yerine geçmesi gibi evrensel hukukta yeri olmayan bir saçmalık, YSK tarafından evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın açık metni zorlanarak, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde hayata geçirildi. Erdoğan’ın üçüncü kez adaylık yolu açıldı.

Diyelim ki Meclis komisyonunda bir milletvekili yazılı önerge de vererek şöyle dedi:

“Bu Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun değişikliği genel kurulda kabul edilir ve yasalaşırsa genel af sayılır…”

Ancak bu ifade kanun değişikliğine eklenmedi.

Bir mahkûm kalkıp bu tutanağı mahkemeye sunarak şöyle bir dava açıp Adalet Bakanlığına başvursa:

“Genel af Mecliste görüşüldü… Cezamın affını talep ediyorum…”

Hâkimler güler geçer değil mi?

YSK’nin önüne gelebilecek bir senaryoyla somutlaştıralım:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçenlerde dedi ki:

"Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir."

AKP ve MHP’nin hazırladığı yasalar TBMM’ye geldi ve komisyonlarda görüşülüyor.

Yeni Parti milletvekilleri komisyonda söz alıp şöyle derlerse:

“Bu yasa çıktığı an, hakkında henüz kesinleşmiş ve kesinleşmemiş mahkeme kararı olan tüm siyasi yasaklı adayların yasakları kalkmış, adaylık yolları açılmış sayılır…”

Bu sözler kanun metninde yer almıyor ve Resmî Gazete’de yayımlanmıyor.

Yeni Parti........

© Yeni Ankara