Aşure kazanı kaynıyor da gönüller ne âlemde?
Muharrem ayı geldi… Takvim yaprakları yine bize, asırlardır süregelen bir hatırlatmayı fısıldıyor. Hicrî takvimin ilk ayı olan Muharrem, Müslümanlar için sıradan bir zaman dilimi değil; anlamı derin bir dönemdir. Aşure Günü ise bu ayın onuncu gününe denk gelir. Her yıl farklı bir tarihte idrak edilmesinin sebebi, hicrî takvimin ay hareketlerine göre hesaplanmasıdır.
Aşure denince aklımıza önce büyük kazanlar, çeşit çeşit malzemeler ve komşulara dağıtılan tabaklar gelir. Oysa aşurenin asıl tarifi mutfakta değil, insanın vicdanında yazılıdır.
Rivayetlere göre Hz. Nuh’un, tufan sonrası gemide kalan erzaklarla bir yemek hazırladığı anlatılır. Birbirinden farklı nimetlerin aynı kazanda buluşması, yüzyıllardır bize aynı gerçeği hatırlatır: Farklı olanlar bir araya geldiğinde eksilmez, çoğu zaman çoğalır.
Ama bugün biz ne yaptık? Aynı kazanda buluşmayı unuttuk.........
