27 yıllık bir keşke : 17 Ağustos
Bazı tarihler var; takvimden silinmez. Bazı geceler var; sabah olmaz. 17 Ağustos 1999 da işte öyle bir geceydi. Saat 03.02’de başlayan ve yaklaşık 45 saniye süren o sarsıntı, yalnızca binaları değil, Türkiye’nin “nasıl olsa bir şey olmaz” alışkanlığını da yerinden oynattı. Gölcük merkezli 7,4 büyüklüğündeki depremde resmî kayıtlara göre 17 bin 480 insanımız hayatını kaybetti, on binlerce insan yaralandı. On binlerce konut ve iş yeri yıkıldı ya da ağır hasar gördü.
Bazı enkazların kaldırılması, enkazın bittiği anlamına gelmiyor. O gece evladını kaybeden bir anne için 27 yıl geçmedi. Eşini kaybeden bir kadın için yıllar yalnızca takvim yaprağı. Çocuğunun sesini son kez o gece duyan bir baba için zaman ilerlemez. Depremden kurtulanların bir kısmı içinse gece yarısı gelen en küçük gürültü hâlâ “Acaba yine mi?” sorusunu beraberinde getirir.
Biz ise ne yaptık? Önce çadır kurduk. Sonra konteyner yaptık. Ardından kalıcı konutlar inşa ettik. Kanunlar çıkardık, kurumlar kurduk, yönetmelikleri değiştirdik. Hatta 1999 depremi, Türkiye’nin afet yönetimi açısından bir dönüm noktası oldu;........
