menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rakamların ötesindeki ekonomi: Enflasyonun açtığı derin çatlaklar

1 0
31.07.2026

Ekonomi denince akla ilk olarak istatistikler, faiz oranları, döviz kurları ve büyüme grafiklerindeki iniş çıkışlar gelir. Ekrana yansıyan yeşil veya kırmızı oklar, uzmanların teknik terimlerle yaptığı karmaşık analizler meseleyi sanki sadece finansal bir denklemiş gibi gösterir. Oysa ekonomi, en yalın tanımıyla insanların birbiriyle kurduğu güven ilişkisi, emeğin hak ettiği değeri bulması ve geleceğe güvenle bakabilme yetisidir.

Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntıların en yıpratıcı boyutu, cüzdanlarımızdaki hafiflemeden ziyade toplumsal ahlak, çalışma arzusu ve insani ilişkiler üzerinde bıraktığı tahribattır. Fiyat istikrarsızlığı, sadece matbaada basılan paranın değerini düşürmez; zamanla sözün, emeğin ve nitelikli üretimin de değerini eritir.

Enflasyonist bir ortamda karşılaştığımız asıl tehlike, fiyattaki artıştan ziyade bir şeyin kaça satılması gerektiğine dair zihinsel pusulamızı kaybetmemizdir.

Eskiden bir ürünün, bir hizmetin ya da bir işçiliğin makul bir piyasa değeri vardı. Pahalı olan ile ucuz olan arasındaki sınır netti. İnsanlar bir malın ederini bilir, bütçesini ona göre ayarlar, kazancını ona göre planlardı. Bugün ise aynı ürünün yan yana iki dükkânda tamamen farklı fiyatlara satılabildiği, sabah alınan bir şeyin akşama değer değiştirdiği bir belirsizlik hâkim.

Ölçüsüzlük ve güvensizlik: Bir malın gerçek değerinin bilinememesi, alıcı ile satıcı arasındaki o örtük güveni tamamen yok eder.........

© Yeni Ankara