Neden mutlu olamıyoruz? Doyumsuzluğun 5 temel nedeni
Eski fotoğraflara ya da çocukluğumuzun sade günlerine baktığımızda hissettiğimiz o derin özlemin sebebi gerçekten geçmişin daha kusursuz olması mı, yoksa bizim bir şeyleri hissetme yeteneğimizi kaybetmiş olmamız mı? Bugün evlerimiz, dolaplarımız, masalarımız ve seçeneklerimiz hiç olmadığı kadar dolu. İstediğimiz eşyaya tek hamlede ulaşıyor, her türlü imkânı zahmetsizce önümüzde buluyoruz. Ama garip bir şekilde içimizdeki o büyük boşluk bir türlü kapanmıyor. Ne yeni bir kıyafet heyecanlandırıyor bizi ne de katıldığımız bir eğlence.
Eskiden tek bir oyuncağın, aylarca beklenen bir buluşmanın ya da sıcak bir sobada demlenen çayın yarattığı o muazzam sevinç, yerini devasa bir duyarsızlaşmaya bıraktı. Her şeyin aşırı bolluk içinde sunulduğu bu dönemde, çabuk elde edilen her değer aynı hızla buharlaşıyor. Bir şeye ulaşmak için çaba sarf etmediğimizde, onun ruhumuzda bırakacağı tatmin duygusunu da bastırmış oluyoruz. Bir isteğimiz karşılandığı anda yenisini arzuluyoruz; ancak bu durum bir tutkudan ziyade, derin bir içsel kaçışın göstergesi.
İlişkilerimizden tükettiğimiz nesnelere kadar her şeyi kullan-at kolaycılığıyla ele alıyoruz. Bir insanı anlamak ve bağ kurmak için emek harcamak yerine ilk anlaşmazlıkta vazgeçiyor, bozulan bir şeyi onarmak yerine yenisiyle yer değiştiriyoruz. Derinleşmek zor geldiği için yüzeysel ilişkilerin sığ sularında yüzüyoruz; ama o sular ruhumuzu ferahlatmaya yetmiyor. Nesneler çoğaldıkça onların üzerindeki kontrolümüzü kaybediyor, farkında olmadan sahip olduklarımızın esiri haline geliyoruz.
Belki de asıl kurtuluşumuz, sürekli yeninin peşinde koşmak değil; elimizde olanın kıymetini yeniden hatırlamaktır. Tatmin olmayı ve elindekini hazmetmeyi unutan bir bünye, ne kadar tüketirse tüketsin o açlık hissini bastıramaz. Gerçek doyum, daha fazlasını biriktirmekte değil; mevcut olanın değerini bilip ondan lezzet alabilme becerisinde saklıdır.
Eskiden bozulan bir eşyanın tamir edilmesi sıradan bir şeydi.
Ayakkabı tamir edilirdi.
Mobilya tamir edilirdi.
Elektronik eşyalar tamir edilmeye çalışılırdı.
Çünkü bir şeyin........
