28 yaşında olmak: Ne gençsin ne de hazır
İnsan 20 yaşındayken 28'i çok uzak görüyormuş. Sanki 28yaşına gelince hayatın bütün soruları cevaplanmış, ne istediğini bilen, düzenini kurmuş, geleceğini planlamış biri olacakmışsın gibi...
28 yaşına geldiğinde sadece soruların değişiyormuş.
20 yaşında “Ne olmak istiyorum?” diye sorarken, 28'inde “Ben gerçekten böyle mi yaşamak istiyorum?” diye sormaya başlıyorsun.
Aradaki fark küçük görünse de aslında oldukça büyük.
28 yaşına geldiğinde çevrendeki insanların senden beklentileri de değişiyor.
Artık “Daha çok gençsin” cümlesini eskisi kadar sık duymuyorsun.
“Ev almayı düşünmüyor musun?”
“İşler nasıl gidiyor?”
“Geleceğe yatırım yapıyor musun?” soruları başlıyor.
Sanki 28 yaşına girince hayatın kullanım kılavuzu eline veriliyor.
Oysa kimsenin elinde böyle bir kılavuz yok.
Hepimiz biraz deneyerek, biraz yanılarak, biraz da başkalarının hayatına bakıp kendi yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.
Bir de bütün bunların üzerine sosyal medya var.
Biri yurt dışına taşınmış.
Biri her hafta başka bir şehirde.
Sonra kendi hayatına bakıyorsun.
Ve ister istemez “Ben ne yapıyorum?” diye düşünüyorsun.
Fakat sosyal medyada insanların hayatlarının sonuçlarını görüyoruz.
Mücadelelerini değil.
Birinin yeni aldığı arabasını görüyoruz ama o arabayı alabilmek için kaç yıl çalıştığını bilmiyoruz.
Birinin mutlu evliliğini görüyoruz ama o mutluluğun arkasındaki hikâyeyi bilmiyoruz.
Birinin başarı........
