Bir oy, bir uyarı: Selçuk Özdağ neden çekimser kaldı?
Meclis Genel Kurulu’nda oylama yapıldı.
467 milletvekili “evet” dedi.
Ama oylama bittiğinde aklımda bir isim kaldı:
Çekimser oy kullanmıştı.
Ankara kulislerinde böyle oyların hikâyesi olur.
Bazen “hayır”dan daha çok konuşulur.
Ben de kendisine sordum:
“Niçin çekimser kaldınız?”
Özdağ’ın cevabı kısa oldu.
“Ben terörsüz Türkiye’ye karşı değilim. Silahların susmasını, terörün bitmesini istiyorum. Ama bunun hukuk içinde yapılmasını istiyorum. Hukuksuz bir Türkiye’de, terörsüz bir Türkiye inşa edilemez.”
Aslında bütün mesele de burada.
Özdağ’ın oyu bir ret oyu değildi.
Terörün sona ermesine karşı değildi.
Silahların susmasını istiyordu.
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı ağır yükün sona ermesini istiyordu.
Fakat önündeki düzenlemenin, sürecin tamamı açısından yeterli hukuki güvenceyi vermediğini düşünüyordu.
Bu nedenle “evet” de demedi.
Ankara’da bazen tek kelimelik bir oy pusulasının arkasında uzun yılların tecrübesi vardır.
Özdağ’ın çekimserliği de biraz böyle.
Selçuk Özdağ’ın siyasi geçmişine bakınca bugünkü tavrının nereden geldiğini anlamak daha kolay.
1958’de Kırıkkale’nin Keskin ilçesine bağlı Konur köyünde doğdu.
Siyasete genç yaşta girdi.
Manisa Ülkü Ocakları…
Büyük Birlik Partisi…
Muhsin Yazıcıoğlu ile yıllar süren yol arkadaşlığı…
Üniversiteden uzaklaştırılma…
Üç dönem Manisa........
