menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslâm, istiklâl ve istikbalimizdir!

44 0
05.08.2026

İslâm, istiklâl ve istikbalimizdir!

İlmiyle, ameliyle, ahlakıyla ve Kur’an-ı Kerim’i amel kitabı olarak okuyan Abdullah b. Mesut (radiyallahü anh) “Kur’an onu amel edilsin diye indirildi. İnsanlar ise onun okunmasını amel yerine koydular” buyurarak dindarlar olarak bilinenlere de ders veriyor. Merhum Rasim Özdenören hocamızın “Müslüman çağın gözüyle İslâm’a bakmaz. İslâm’ın gözüyle çağa bakar.” Sözünü düşününce; Müslümanın/Müminin bulunduğu yeri, konumu, duyarlılığı, tavrı, bütün yaşayış tarzını gözden geçirmesi gerekiyor. Her hâl ve şartta dinimi yaşayan, mümin kimliğimi-kişiliğimi-şahsiyetimi ortaya koyan, Allah ve Resulünün ölçüleriyle hareket edebiliyor muyum? Zihin işgalinin esaretinden, etkisinden kurtulabiliyor muyum? Dijital işgalin farkında mıyım? İhtiyaçlarımızı biz mi belirliyoruz yoksa etrafımızı saran “Siyonizm Virüsü”nden kurtulamıyor muyuz? “Allah ve Resulü ile harp ilan etmiş gibidir” buyurulan tehlikenin boyutuna dikkat çekilen “Faiz tehlikesi” de bizi sarıp sarmalamış mı? Bu ve benzeri bir sürü soruya cevap habire mazeret uydurmak mı olacak? Mazeret kapıları kapanmadan bizi Allah’a kulluğa götürecek, Rabbimizin rızasını kazandıracak salih ameller işleyemeyiz. 

İbni Cevzi’nin İbadet ve itaatin meşakkati gider, sevabı kalır. Günahların ise lezzeti ve hazzı gider, azabı sorgusu kalır” sözü de bu hususta önemlidir. 

İsmet Özel hocamızın “Müminlerden kim bir kötülüğü kalbi ve dili ile düzeltmeye gayret etmezse o yaşayan bir ölüdür.”

Bunları yazarken Müslümanların hâliyle kâliyle örnek olamadığı için bulunduğu topluma ümit veremiyor. İnsanımızı kazanamadığımız için de son iki yazımın başlığı: “Yaşanan yanlışlıkların düzeltilme çaresini kendi değerlerimizde bulalım! Çareyi içimizde arayalım dışımızda değil.” İslam’ı dert edinen her Müslüman’ın, her alnı secdeli siyasetçinin,........

© Yeni Akit