menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çölde iyilik ölmesin!

19 0
previous day

Çölde iyilik ölmesin!

Çölün amansız sıcağında devesiyle yolculuk yapan merhametli bir adam, yol kenarında susuzluktan ölmek üzere olan birini görür. Hemen devesini durdurur, aşağı iner ve adama su verir. Yolcunun yürümeye mecali olmadığını görünce de onu kendi devesine bindirir.

Ancak merhamet gösterilen o adam aslında bir çöl hırsızıdır. Deveye biner binmez hayvanı dehleyip hızla kaçmaya başlar. Devenin sahibi, “Dur, sana bir çift sözüm var! Deveyi al git ama ne olur beni dinle!” diye bağırır. Merakına yenik düşen hırsız biraz uzaklaştıktan sonra durunca adam nefes nefese seslenir, “Senden tek bir ricam var. Bu deveyi nasıl çaldığını sakın kimseye anlatma” der.

Haydut alaycı bir tavırla, “Ne o? Rezil olmaktan mı korkuyorsun?” diye sorar. Adam, yüzyılları aşıp bugüne ulaşan muazzam bir cevap verir:

“Hayır, kendim için korkmuyorum. Eğer bu yaptığın hileyi herkese anlatırsan, bu hikâye dilden dile yayılır. Bir gün çölde gerçekten susuzluktan ölümle pençeleşen bir adam yardım isteyecek. Ama oradan geçenler senin hilelerini hatırlayıp ‘Belki bu da hırsızdır’ diyerek o muhtaca el uzatmayacaklar. Ben deveyi kaybettim ama sen insanların kalbindeki güveni ve iyiliği öldürüyorsun.”

Yarın, bu toprakların tarihindeki en organize ihanet girişimi olan FETÖ darbe kalkışmasının yıl dönümü. Tam da bu muhasebenin eşiğindeyken kamuoyu, iki gün önce gelen bir başka gelişmeyle daha yüzleşti. Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent; deprem bağışlarının amacı dışında kullanımı, kara para aklama ve örgüt iddialarıyla gözaltına alındı.

Zahirde biri dini, diğeri seküler; biri kutsalın gölgesinde bir karanlık yapı, diğeri ise insani duyarlık makyajı taşıyan iki ayrı dünya. Ancak sosyolojik bir mercekle bakıldığında karşımızda duran çehreler benziyor. İnsanların en saf, en samimi duygularını organize bir şekilde istismar eden o çöl hırsızının modern versiyonları. 

Bizim tarihsel ve sosyal dokumuz, toplumu erdemli kılmak adına kenetlenmiş bir sivil toplum geleneği üzerine kuruludur. Hoca Ahmed Yesevî’nin Anadolu’ya saldığı alperenlerin ruhu, bu toprakları sadece coğrafi olarak değil, kalbi olarak da mayaladı. Biz o sinede, Hz. Mevlânâ’nın tüm yaratılmışları şefkatle kucaklayan o muazzam ilahi aşkını tanıdık. Her cümlesinde riyasızlığı, hasbîliği haykıran ve “Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü” diyen Bizim Yunus’un samimiyetiyle yoğrulduk. Toplumsal hayatın, ticaretin ve ekonominin merkezine ahlakı ve güveni yerleştiren Ahi Evran’ın kurduğu sivil nizamla kenetlendik. Sadece derviş hücrelerinde kalmayıp çağ açıp çağ kapatan........

© Yeni Akit