Amerika’nın dediği değil, Allah’ın dediği olacak (2)
Amerika’nın dediği değil, Allah’ın dediği olacak (2)MUSTAFA ÇELİK
Allah’ın dediği olur; çünkü O’nun sözü adalettir. Bunun hilafına düşen, yalnızca Allah’a değil, insanın fıtratına da karşı düşer. Firavun’un akıbeti, bir kıssa olmanın ötesinde bir uyarıdır: Zulüm, sahibini taşırmaz; batırır. Hakikat ise sessizce ama mutlaka kazanır.
Bu yüzden mesele kimin daha güçlü olduğu değil, kimin haklı olduğudur. Güç geçer, saltanat çöker, isimler silinir. Geriye sadece Allah’ın dediği kalır. Firavun da bunu öğrendi ama çok geç öğrenmişti.
“İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, ‘İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım’ dedi.” (Yunus Sûresi/ 90)
Emperyalist güçler, Müslüman ülkelerden birini kan ve katliamla işgal edip istila ederken diğer ülkelerin seyirci kalması; emperyalistler karşısında dilenci konumuna düşmelerinin, hatta cellatlarına âşık olmalarının açık bir alametidir.
Emperyalist güçler, Müslüman bir ülkeyi kan ve katliamla işgal edip istila ederken, diğer ülkelerin sessiz kalması düşündürücüdür. Bu sessizlik, sadece bir pasiflik değil, aynı zamanda emperyalistler karşısında dilenci konumuna düşmenin bir belirtisidir. Daha da çarpıcı olan ise, kimi zaman bu ülkelerin kendi cellatlarına âşık gibi bir tutum sergilemeleridir. Tarih, bu tür davranışları, güç ve zulüm karşısında insanlık onurunun nasıl test edildiğinin somut örnekleriyle doludur. İnsanlar, bazen gözlerini kapatmayı tercih eder, bazen de zalimin yanında yer almanın rahatlığına kapılır. Oysa gerçek özgürlük ve adalet, bu tür........
