Hilali mi göremiyoruz, yoksa birbirimizi mi?
Hilali mi göremiyoruz, yoksa birbirimizi mi?
Bugün Ramazan Bayramı…
Ve belki de yıllar sonra ilk kez, İslam dünyasının çok büyük bir kısmı aynı gün bayram yapıyor.
Bu cümle basit gibi görünebilir. Ama değil.
Çünkü biz, yıllardır aynı Allah’a iman eden, aynı kıbleye dönen, aynı kitabı okuyan bir ümmet olarak; bayram gününde bile anlaşamayan bir parçalanmışlık yaşıyorduk.
Kimi “gördüm” dedi, kimi “görmedim..”
Kimi kendi ufkunu esas aldı, kimi başka coğrafyanın şahitliğini kabul etmedi.
Bazısı gözlemi bıraktı, “matematik her şeydir” dedi..
Aynı gökyüzüne bakıp farklı kararlar veren bir ümmet olduk.
İşimize geleni görüyoruz, gelmeyene kör kalıyoruz..
Mesele astronomi değil!
Bu ayrılık; teknik bir ihtilaftan çok, siyasi ve kurumsal parçalanmışlığın bir göstergesi.
Ortak bir takvim dahi oluşturamıyoruz..
Çünkü ortak bir irade inşa edemiyoruz..
Her ülke kendi kararını verip, her yapı kendi otoritesini merkeze alıyor.
Ve sonuçta aynı inanca sahip milyonlar, farklı günlerde bayram sabahına uyanıyor..
Mesele astronomi değil!
Bu yıl farklı.. Takvimler bir şekilde birleşti.
Hilal tartışması durdu.
Bayram aynı güne denk geldi.
En azından zahirde, aynı anda sevinen bir ümmet görüntüsü ortaya çıktı.
Katiller İslam coğrafyasını kana........
