menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sinek aklı…!

24 0
31.05.2026

Bu yazıya başlamadan birkaç gün önce idi, bahçeye indim. Çevrede otları temizlemeye başladım. Hem temizliyor hem de derin derin düşünüyordum.

Özellikle ısırgan otu daha çok düşüncelerimi tetikliyordu. Çevrede geniş yapraklı ve ince yapraklı otların arasında bu ısırgan otu neden insanın canını acıtıyor. Hem acıtıyor hem de kaşındırıyordu? Acaba bunun çıktığı yere, diğer otlardan farklı kimyevi madde mi döküyorlar, ondan dolayı da ot ısırıyor?

Bu ve benzeri düşünceler zihnimde yoğunlaşıyordu. Bir ara bir uğultu duydum. Bu uğultu yabancı bir ses değildi. Makine ve veya motor sesine de benzemiyordu. Ses gittikçe yükseliyordu.

Ben belirli ve belirsiz düşünceler karmaşası halinde iken Salih’in sesi ile irkildim. “Arı oğul veriyor, İlhan ağabey haber vermiyor” sesini duydum, başımı kaldırdım. Gördüğüm manzara ilginçti.

Arı kovanlarının birinden yoğunluğu gözle görülen bir boşalma oluyordu. Bu olaya hiç te yabancı değildim. Olay üzerine Salih ile konuşmaya başladık. Salih döndü, maskesini ve eldivenlerini taktı.

Bir kovan ve özel bir kapta şerbet getirdi. Uçuşan arılar zaman........

© Yeni Akit