Aile tahribatı kasdî tuzaklardır
Aile tahribatı kasdî tuzaklardır
Aile hakkındaki gayret ve uyarılarını ve çabalarını sürekli olarak vurgulayan Cumhurbaşkanımızı takip ediyorum. Ehil insanları koordinasyona çağırıyorum.
Çünkü bizde aile, var olma ya da yok olma noktasındadır. Şu anki durum yok olma eşiğindedir. Hem bu korkunç olay medya vasıtası ile bütün dünyaya servis edilerek teşhir edilmektedir. Özellikle dış güçlerin en çok yoğunlaştığı meseledir.
Cumhuriyetin ilk ve korkunç baskı döneminde bir Türk kadınını “Avrupa Hristiyanları” rehin aldılar. Onu sembolik olarak “kâinat güzeli” ilan ettiler. Hırçın ve çirkef projelerini de yürürlüğe koyacaklarını resmen deklâre ettiler. Bizde bunları, birçokları biliyor ve görüyorlardı. Fakat o zamanki ulema ve ümera bu alanda birlik kurup engel olacak ve dirliği koruyacak güç bulamıyorlardı. Çünkü kurucu irade hiç kimseye aman vermiyor ve tavizsiz bir yöntem uygulayarak kıyıma devam ediyordu.
O gün gerek Çanakkale ve gerekse Sakarya meydan muharebelerinde genç âlimler ve medrese talebeleri pırasa gibi doğranıyordu. Kapkaranlık bir felaket ve zulüm baskısı altında kahroldular, ezildiler, çöktüler. Özellikle “Halife-i ruyi zemin” görevi yasaklandı ve makamı ilgâ edildi. O zaman........
