Türk’ün ‘atanmış müftü’ imtihanı
Türk’ün ‘atanmış müftü’ imtihanı
Batı Trakya Türk Azınlığının tüm hakları, İstanbul Antlaşması, Atina Antlaşması, Sevr Anlaşması (Yunan Sevr’i) ve Lozan Antlaşması ile güvence altına alınmıştır. Avrupa Birliği ile İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri de bunlara eklenebilir.
Yunanistan, en azından kâğıt üzerinde, taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmelerde yer alan her türlü hak ve özgürlüğü sağlamayı vaat ediyor. Fakat söz konusu Batı Trakya Türk Azınlığının sosyal, kültürel ve politik hakları olunca, Atina yönetimi, tüm hak ve özgürlük vaatlerini rafa kaldırıyor.
Tüm dünyaya, her daim, ‘demokrasinin beşiği’ olduğunu söyleyen Atina yönetimi, Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından seçilmiş olan müftülere karşı kendi atadığı müftüleri dayatarak, dini hayata yönelik baskı uyguluyor. Bir yanda, hukuki ve yargısal yetkilerini kullanamayan; yalnızca dini lider olarak görev yapabilen, cemaat tarafından seçilmiş müftüler var. Diğer tarafta ise devlet memuru statüsünde olan Atina yönetimi tarafından atanmış müftüler.
1913 tarihli Atina Anlaşması ve 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile Batı Trakya Türkleri, din alanında özerk kılındı. Bu doğrultuda, Yunan iç hukukunda yasa da çıkarıldı. 1985 yılına kadar müftüler, Batı Trakya Türk Azınlık cemaati tarafından belirleniyordu. Bu hak, fiilen ortadan kaldırıldı. Fakat Lozan’da müftülerin seçimi hakkında bir hüküm bulunmadığını söylemek; hukuk........
