Bosna Hersek’in ‘derdi’ ne?
Bosna Hersek’in ‘derdi’ ne?
Yazımıza başlık olan sorunun bir değil, birden çok cevabı var. Türkümüz, “Derdim çoktur hangisine yanayım?” diye sitem ediyor. Hem türküyü dinleyelim, hem de dertleri tek tek bildirelim.
Bosna Hersek, savaşın sona ermesinden bu yana, en önemli siyasi ve güvenlik dönüm noktalarından biriyle karşı karşıya bulunuyor. Halkın büyük çoğunluğu daha güçlü kurumları ve ekonomik ilerlemeyi destekliyor. Buna karşılık bazı siyasi aktörler, kurumsal abluka ve suni krizleri; siyasi menfaat, iktidarı muhafaza ve reform süreçlerini tıkama enstrümanı olarak kullanıyor.
Ülkenin istikrarına yönelik temel tehditler arasında anayasal düzeni, toprak bütünlüğünü ve devlet kurumlarının yetkinliklerini zayıflatan politikalar yer alıyor. Sırp Entitesi’ndeki-RS siyasi yapının bazı kesimleri bu politikaların öncülüğünü yapıyor. Örneğin, nihai mahkeme kararıyla kamu görevinde bulunması yasaklanan Bağımsız Sosyal Demokratlar İttifakı-SNSD lideri Milorad DODİK, siyasi etkinliğini ve Sırp Entitesi’ndeki en önemli güç simsarlarından birisi olma gayretini muhafaza ediyor.
Ülke yargısındaki kurumsal kırılganlıklar ve sistemsel riskler sebebiyle, Milorad DODİK örneğinde olduğu gibi, kesinleşen mahkeme kararları tam anlamıyla uygulanamıyor. Bu durum, ülkedeki yargı kurumlarının bağımsızlığının ve etkinliğinin tahkim edilmesi ihtiyacının altını kalın bir şekilde çizmektedir.
Ülkenin toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini zayıflatmaya yönelik politikalar, kurumsal işlevselliği aşındırma, ekonomik krizleri körükleme, yatırımları caydırma ve göçü körükleme gibi iç siyasi endişelerin yanı sıra Dayton Barış Anlaşması ile bölgesel istikrar ve güvenlik açısından da tehdit oluşturmaktadır.
Bosna Hersek’in stratejik çıkarına olan NATO üyeliğinde ülkede siyasi bir uzlaşı olmadığı havası oluşturulmaya çalışılsa........
