menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müslüman olduğumuz için mi geri kaldık?

22 2
31.01.2026

Müslüman olduğumuz için mi geri kaldık?

ALİ SANDIKÇIOĞLU

Bazı kafalar var ki Müslüman olduğumuz için geri kaldığımızı iddia ederler.

Bu kafada olan maalesef sayısız insanlar gerek siyasette, gerek ilmi edebi, birçok dalda çok sayıda kalpleri mühürlenmiş, gözleri görmez kulakları duymaz nasipsiz insanlar dün de vardı bugün de var.

Hatta geçmişte şehit kanlarından rengini alan bayrağımızın bir köşesinde haç koymamızı teklif eden, İslam bizi geri bıraktı diye İslam dinine inanmış, Müslümanlara her türlü eza ve cefayı mubah görüp hatta Hristiyanlık dinine geçmemizi canı gönülden isteyenler, aralarında konuşan bunun olabilmesi için kılıflar arayan basiretsiz siyasetçilerimiz de bu ülkeden gelip geçtiler.

Geliniz kısa bir tarihi yolculuk yapalım:

“Batıda ilim adamlarının engizisyon mahkemeleri tarafından diri diri yakılarak cezalandırıldığı, bu suretle içindeki şeytandan kurtulacağına inanıldığı devirde o şartlanmış kişilerce beğenilmeyen Osmanlı kültür ve medeniyeti altın çağlarının yaşıyordu.

Rönesans’ın son adamı Galile’nin “Dünya dönüyor” dediği için Engizisyonda af dilediği çağlarda Osmanlıların sözde duraklama çağları diye anıldığı yıllar idi.

(Batılılar, batıl hayranları hem dinimizi, hem de ecdadımızı akıl almaz bir şekilde kötülüyorlardı.)

Türkler üniversiteler kuruyor, batıda kitap sevgisi yok iken kütüphaneler ilk olarak evlere kitaplar veriyor ve din farkı gözetmeden aşhaneler kuruyordu.

Hele batı hela ve hamamı bilmez iken, yıkanmayıp teke gibi kokar ve bu kokuları bastırmak için ağır parfüm endüstrisini kurarken Türkler nezih, hafif ve sağlıklı bulunuyorlardı.

Engizisyon ilme karşı iken, ilim ve müesseseleri, alimler devlet himayesinde bulunuyordu. Alimler en büyük devlet adamlarının bile görmediği iltifatlara nail oluyorlardı. (Yavuz ve ibn-i Kemal meselesinde olduğu gibi) Sultanlar hocaların önünde ayağa kalkıyor “Alimin ölümü alemin ölümüdür.” Düsturuna değer veriyorlardı.

Cüzzamlılar ve deliler batıda kuyulara atılır veya tecrit edilir “Şeytan musallat olmuş” lafıyla muamele görürken, Türklerde aksine şifahanelerde ilaç, beslenme, musiki, (vs) yollarla modern tedavi metodu ile hastalar tedavi ediliyordu.

Fatih’in........

© Yeni Akit