“İğneli fıçı”
Yılar önce merhum Cevat Rıfat Atılhan beyin “İĞNELİ FIÇI” isimli kitabını okumuştum. Ondan mülhem bugünkü yazımın başına başlık olarak “İğneli Fıçı” başlığını koydum. İsraillilerin, ABD ve tüm batılı devletlerin destekleri ile Netanyahu katili vasıtası ile bugün Filistin’de özellikle Gazze’de sergiledikleri katliamları, yaptıkları zulüm ve soykırım üzerine kısa bir araştırma yapmaya çalıştım. Gerçekten adamlar tahrip olmuş, uydurulmuş sözde ilahi kitap (!) Tevrat’tan aldıkları emirlerle geçmişte ne türlü zalimlikler yapmışlar? Ne tür işkenceler, kan dökmeler, kan içmelerin bir kısım inançları bozuk, sapık Yahudiler tarafından işlendiğine tarih şahitlik yapmaktadır. Şunu kesin biliyoruz ki bugün dünyamızda İsraillilerin yaptıkları vahşeti, katliamı ve soykırımı tasvip etmeyen hatta tel’in eden, bunun için dünyanın birçok yerinde İsrail hükümeti aleyhine yürüyüşler tertipleyen vicdan sahibi, insaf sahibi Yahudi inançlı insanlar vardır. Onlara göre Yahudilik dini başka, Siyonizm ise başkadır. Bu yüzden onları kesinlikle tenzih ederiz. Biz bu yazımızla topyekûn bir Yahudi düşmanlığı yapmaya çalışmıyoruz. Bu vicdanlı ve insaflı bir davranış olmaz zaten. Öyle bir niyetimiz de yoktur. Yalnız; masum, yaşlı kadın, erkek ve çocukları, sivilleri insafsızca katleden, her türlü caniliği yapan, mabedleri, okulları, hastaneleri vicdanları sızlamadan vuran Siyonistleri de elbette ki sütten çıkmış temiz kaşık gibi görmemiz de mümkün değildir. Belgeler ışığı altında Muharref Tevrat’tan ilham alarak dün ve bugün bir kısım Yahudilerin, Siyonistlerin din adına, Tevrat'a dayanarak ne kadar alçakça, çirkince, haince ve barbarca zulümler yaptıklarına işaret etmek istiyoruz. Yapanları da yapanlara destek olanları da şiddetle telin ediyoruz. En yakın zamanda Rabbul Alemin bu katillere, soykırımcılara layık oldukları cezaları versin. Filistinli ve Gazzeli kardeşlerimize de zaferler nasıp eylesin inşallah…
“Yahudilerin, kaçırdıkları Yahudi olmayan çocukların kanlarını almak için kullandıkları yöntemlerden biri. Fıçının içi iğnelerle kaplıdır. Çocuğu fıçının içine canlı canlı kapatan hahamlar, ardından fıçıyı dakikalarca yuvarlarlar. Daha sonra fıçının dibinde bulunan musluk açılır ve toplanan kan ayinlerde kullanılmak ya da Mayasız Bayramında yenilen mayasız ekmeklere karıştırılmak üzere alınırdı. Yahudilikte, insan kanının ikinci bir kullanım yeri ise Pessah (mayasız) bayramları olmuştur. Pessah bayramında bir hafta boyunca mayasız ekmek yapılır ve yenir. Yahudilerin bazı kollarına göre, bu ekmeklerin en makbul olanları ise içine insan kanı katılanlardır. Bazı tarihçilerin bildirdiklerine göre, Pessah bayramları, Avrupa'da her yıl küçük çocukların kaybolduğu dehşet dönemleri olmuştur. Kan içme konusunu şimdiye dek en iyi açıklamış kaynaklardan biri, 1803’te Moldavya’lı rahip Neophite’in yazdığı kitaptır. Bir hahamın oğlu olan Neophite, Yahudilikten çıktıktan sonra........
