Hem çapsız hem hadsiz…
Hem çapsız hem hadsiz…
Adam işlediği sayısız suçlar ve suçlanmalarla tutuklanmış mahkeme savcısı itham edilen suçlarla ilgili sorulara cevap vermesini talep ediyor, adam ise saçma sapan konuları gündeme getirerek, laf ebeliği yapıp, israrla hadsizliğini sürdürünce, duruma müdahale eden savcı bey uyarıyor ve bulunduğu yeri hatırlatarak, ‘haddini aştın böyle devam edersen bedelini ödersin’ deyince de süt dökmüş kedi misali tırsıyor.
İstanbul’un başına bela olduğu günden günümüze sayısız hadsizlik örnekleri ile efelendiği günlerin geride kaldığını anlamış olsa gerek bu son davranışı.
Taç giyen baş akıllanır atasözümüz var ama bu adama halkın giydirdiği taca rağmen akıllanması şöyle dursun narsist kişiliği iyice depreşti ve çok geçmeden yediği herzeler çorap söküğü gibi ortaya dökülmeye başlayınca, tehdit, şantaj ve yalanlarla zevahiri kurtaracağını umdu ummasına da avucunu yaladı.
Yedi yılda İstanbul’u yiyip bitirdiği yetmezmiş gibi cennet vatanımızı da bitirmeye yemin etmiş olmalı ki, ortada fol ve yumurta olmadığı halde cumhurbaşkanı olma hayalini gerçekleştirme sevdasına düştü.
Beni tutuklayamazsınız. Tutuklarsanız bu millet sokağa dökülür demesi yetmedi. Tehdit dilini kullanırken hep haddini aştı, devlete de kafa tutmak gibi bir savrulma dahi yaşadı.
2003 yılından günümüze geçen 23 yılda halkımızın teveccühüne mazhar olmuş Erdoğan döneminin uzamış iktidarı ve içerden........
