Entrikadan ihanete
Değerli okurlarım merhum büyükbabam, ‘CHP demek dinsizlik demektir’ der, bizzat yaşadıklarını anlatırken gözleri dolar adeta acılı anılarını hatırlarken bana da bir mesaj verirdi.
Merhum Menderes’in idam sürecini anlatırken de benzer ruh hali içinde olduğunu gözlemlerdim.
Hayra ve şerre akletmeye başladığım yıllardan günümüze Cumhuriyetimizin kurucu partisi olmakla övünmekten başka bir hüneri olmayan CHP ile ilgili olumlu ciddi bir hatıramın olmamasını yadırgamıyor değilim.
CHP’nin simgesi olan oklar nedense hep milletin sinesine saplanmış. Şerre gaz, hayra fren olmuş ve dünya fezaya giderken ülkemiz mehter marşı gibi iki ileri bir geri vitesle adeta yerinde saymıştır.
CHP freni ile ilgili örnekleri saymak mümkün değil.
Yetmişli yılların zor şartlarında yapılan boğaz köprüsünün yapılış sürecinde CHP freni yüzünden köprünün açılışı bile gecikmiş.
CHP’nin Asya’yı Avrupa’ya bağlayacak olan köprünün yapılışına karşı duruşunda kullandığı argüman ise gülünç; kaynakların adaletsiz dağıtıldığı, projenin sadece elit kesime yarayacağı ve hatta trafiği rahatlatmayacağı, Anadolu’nun ihmal edileceği gibi eften püften bahanelerle istemezükçüleri sokağa dökmüş günlerce haftalarca nümayişler bile yaptırmış.
Gezi kalkışmasında da benzer argümanları kullandı CHP.
Bu sefer sadece köprü değil havaalanı, Marmaray hatta Avrasya tünel inşaatlarının durdurulması istendi.
Taksim meydanını savaş alanına çevirdi ve dünya televizyonlarına canlı yayınlar yapılmasına, ülkemizin iç huzuruna bomba koyanlara ses çıkarmak şöyle dursun........
