TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ’ÜN ALAMETİ! “Gulûl” (kamu malına hıyanet)!!!(4)
Her ne kadar Kur’an ve hadislerde Devlet’in, Beytul malın; malını çalanların, şehit hükmü dahi olsa namazlarını kılınmadığı ve cehennemde yanarken gördüklerine dair ayet ve hadisleri kaynaklarıyla bir önceki yazılarımız da detaylarıyla paylaşmıştım!
GULUL YEMEK VE TOPLUMSAL FELAKETLER!!!
Evet, İslam dininde devlet malını (kamu hakkını) haksız yere yemek, büyük bir vebal ve toplumsal çöküşe (felakete) neden olan bir zulüm olarak kabul edilir. Kur’an-ı Kerim’de ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hadislerinde bu durum “gulûl” (kamu malından çalmak/hainlik etmek) veya “haksız kazanç” olarak adlandırılır ve şiddetle yasaklanır.
TOPLUMSAL FELAKET VE HELAK UYARISI!!!
“Bir toplulukta kamu malları (ganimet ve devlet malı) şahsi servet gibi kapışıldığı, emanet ganimet sayıldığı, zekat bir yük ve angarya olarak görüldü mü... işte o zaman kızıl bir rüzgar, deprem, yere batma, şekil değiştirme ve gökten taş yağması gibi felaketleri bekleyin!” (Tirmizî, Fiten, 38)
BEDİÜZZAMAN’IN BU GİBİ MESELELERE BAKIŞI!!!
Bediüzzaman hazretleri Risale-i Nur külliyatında bu gibi meselelerle ilgili soru sorulduğunda İngilizleri örnek göstererek onların hain planını şöyle anlatıyor: ”Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır. Şimdi beşerde insan sûretinde şeytanın vekili olan rûhu gaddâr, fitnekârâne siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan elhannâs, altı hutuvâtıyla Âlemi İslâmı ifsad için insanlarda ve insan cemâatlerindeki habîs menba’ları ve tabiatlarındaki muzır mâdenleri, fiilî propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor.
Kimin hırsı intikamını, kimin hırsı câhını (makam sevgisi), kimin tama’ını (mal sevgisi), kimin humkunu (ahmaklığını), kimin dinsizliğini, hattâ en garîbi, kimin de taassubunu işletip siyasetine vâsıta ediyor..”
TAASSUB VE DİNDARLIK DAMARI!!!
Burada en dikkat çeken ise, “taassub” kelimesidir.........
