Özel gereksinimli (engelli) ve engeli bulunmayan bireylerin İslam’ın şartlarına göre spor yapmaları…
Özel gereksinimli (engelli) ve engeli bulunmayan bireylerin İslam’ın şartlarına göre spor yapmaları…
Hareket ve egzersiz, halk diliyle sporun özel gereksinimli bireyler için önemi tartışılmasız bir gerçek. Doğuştan veya sonradan, bir uzvunu eksik veya tam olarak kullanamayan bireylerin yapacağı etkinliklerin bir neticesi olarak, kaliteli hayat sürdürebilmeleri için doktoru, öğretmeni, arkadaşı, çevresinin v.b. kişilerin yönlendirmeyle başlayıp devam etmektedir. Dünya ve ahiret mutluluğu-kurtuluşu için içerisinde yer alınan spor faaliyetlerini İslami ölçülere göre yapması önem taşımaktadır. Bu önemin belirleyicisi-rehberi ise Kur’an-Kerim ve Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v.) örnek hayatı. Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de buyuyor; “Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın.” (Al-i İmran 103) “Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir” (İsra 9). “Peygamber’in emrine muhâlefet edenler, fitneye ya da can yakıcı bir azaba uğramaktan çekinsinler” (Nûr, 63). Kur’an-ı Kerim’den sonra dinimizin diğer temel kaynağı olan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) örnek hayatı (sünnet) bize önemli yol gösterici, rehber;“Size iki şey bırakıyorum. Onlara sıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız: Allah’ın kitabı ve Resûlü’nün sünneti..” (Mâlik, Muvatta’, Kader 3)…
Engelli (özel gereksinimli) veya engelsiz, her bireyin inanç, ibadet ve ahlak, kısacası kurtuluşa erişmesi, İslam’la şereflenmesi, hayatını-yaşantısını Kur’an ve Sünnette göre şekillenmesi-uyumuyla mümkün. Özel gereksinimli (engelli) bireylerin, herhangi bir engeli bulunmayan bireylerle aynı imtihan içerisinde yer aldığını görüyoruz. Allah’ın kitabı Kur’an, Peygamber Efendimizin örnek hayatı ise, engelli veya engelsiz, spor yapan veya yapmayan, her bireyin hayatının her aşamasında inanç, ibadet ve ahlak açısından Müslümanlığın gerekliliğini yeri getirmesi önem taşıyor. Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır: Uyuyandan uyanıncaya kadar, akıl hastalığına duçar olandan aklı başına gelinceye kadar ve çocuktan bulûğ (ergenlik) çağına gelinceye kadar.” (D4398 Ebû Dâvûd, Hudûd, 17)…
Özel gereksinimli (engelli) bireylerin günümüzde spor yapan, ulusal ve uluslararası müsabakalarda kazanılan derecelerden dolayı her geçen gün yaygınlaşan etkinliklerde kıyafet, vücuda yapılan dövme, karma antrenmanlara (kız erkek birlikte spor yapmaya) kadar, birçok açıdan dikkat edilmesi gereken hususlar var. Bu hususlar, İslami hassasiyetin neler olması gerektiği konusundaki sorularımızı İlahiyatçı-Sosyal Bilimci Yaşar Ayazoğlu Beyefendiye yönelttik. Kendisine yönelttiğimiz ve içtenlikle cevaplarını aldığımız, “Fiziksel engelli olup akli melekeleri yerinde olanlar için ise tüm şer’i hükümler aynen geçerlidir.” ifadelerinin içerisinde yer aldığı o soru-cevapları siz değerli okuyucularımız, kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Yaptığımız-yapacağımız çalışmalar hayırlara vesile olsun inşallah…
Kur’an ve Sünnete göre insanın yaradılış hikmeti ve sorumluluğu nedir?
İnsanın yaratılış hikmeti, fıkhi ve kelami açıdan marifetullah (Allah’ı tanıma) ve ubudiyet (kulluk) olarak tanımlanır. Kur’an-ı Kerim’de Zâriyât Suresi 56. ayette ifade edilen kulluk kavramı, sadece ritüelleri değil, hayatın her anının Allah’ın rızasına uygun tanzim edilmesini kapsar. İnsan yeryüzünde Allah’ın halifesidir (Bakara, 2/30) ve bu sıfatla ilahi sınırları (hududullah) korumakla mükelleftir. Eşref-i mahlukat olan insanın temel sorumluluğu, emanet olarak verilen canı, aklı ve iradeyi ilahi iradeye ram etmektir.
Müslüman bir kişi için Dünya ve Ahiret kazanımı ve huzuru için Ayetler ve Peygamber Efendimizin sünneti neden önem taşıyor?
Ayetler ilahi kelam olarak hayatın mutlak anayasasıdır. Sünnet ise bu anayasanın pratik ve canlı tefsiridir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette Allah’a itaat ile Resul’e itaat bir tutulmuştur (Nisâ, 4/80).........
