Keyifli eylem teknikleri
Keyifli eylem teknikleri
AHMET CAN KARAHASANOĞLU
“Halden anlamak” diye bir tabir vardır. Kolay söylenen ama zor müşâhade edilebilen bir hal…
Cebinizdeki parayla, statünüzle kavrayamayacağınız farkındalıktır halden anlamak...
Bankadaki paranızın büyümesi zihni yoksulluğunuzu silmeye yetmez. Statünüzün en üst mertebesine yükselmeniz aptallığınızı üzerinizden söküp atamaz. Gelir artmıştır, size duyulan saygı da. Ama içinizdeki canavar şımarmıştır. Daha fazlasını ister.
Bir de çocuklukta çok fakir olup yoksulluğun tüm merhalelerini atlatan zenginler vardır. Halden anlayan zenginler… Fazla görünmeyi sevmezler. Fazla konuşmayı sevmezler. Sevdikleri yemekleri bile fazla isteyemezler. Porsiyonları çocukluklarından kalma bir alışkanlıkla hep ufaktır. Yoksulluğun mirası işte budur. Sonradan paraya sahip olup halen doğal haklarını isterken bile utangaç davranan o insanları çok önemsiyorum. Halden anlayan bir yapıları var. Göstermenin şehvetine müptela gardrop medeniyetinin kölesi olmamışlar.
Bu yüzden bazı insanlar, kalabalık bir ortamda rahatça söz alıp fikrini savunurken, bazıları en doğru düşünceye sahip olsa bile susmayı tercih eder. Tartışmaya girmek istemez. Görüş belirtmekten kaçınır. Çünkü çocukluğundan beri öğrendiği görünmez kural şudur: Sessiz kalmak daha güvenlidir.
Buna artist psikiyatrlar gibi ‘özgüven eksikliği’ demek en kolayı olurdu. Hayır, bu bambaşka bir halet-i ruhiye. Sanki hayatın insana öğrettiği naif bir savunma biçimi.
Gelir ne kadar artarsa artsın, zihnin bir köşesinde hep aynı cümle dolaşır:
‘Ya bir gün yine biterse?’
Geçmişte yaşanan o yokluk trajedisi,........
