Namazı ikâme etmek
Namazı ikâme etmekABDULLAH YILDIZ
Müfessir Elmalılı, Bakara suresinin 3. ayetini şöyle tefsir eder: ‘Cenab-ı Allah, muttakileri açıklamada “onlar ğaybe inanırlar” ile dinin iman kısmını özetledikten sonra amel kısmını özetleyerek: “Ve namazı kılarlar.” buyuruyor. Yani belli olan namazı dosdoğru kılar ve devam ettirirler. Kur’ân’da namaz hakkında “yusallûne” veya “sallû” fiillerinden çok “yuqîmûne’s-salâte; eqîmu’s-salâte…” buyurulması dikkat çekicidir. Elbette, “namazı ikame ederler” demekte, “namazı kılarlar” demekten fazla bir anlam vardır ki bu, “doğru dürüst” yani “namazın şartlarına uymak, Allah’a boyun eğmek ve tevazu göstermek suretiyle güzelce” kılmak ve hatta kıldırmak manalarını ifade eder. Bunun için namazda ta‘dil-i erkan vacip olup, özellikle namaz için iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, namazın gereklerini tamamlamak için gayret sarfetmek de dinen lüzumlu görülmüştür. Ana-babanın çocuklarına namaz terbiyesi, din kardeşlerin birbirlerine tavsiye ve hatırlatması, amirlerin engelleri ortadan kaldırıp imkanları tamamlama suretiyle beğendirmesi ve teşvik etmesi, Cuma ve cemaatle namaz kılmaya dikkat ve devam etmesi de lüzumludur.
İkâme: (“kıyam” veya “kıvam”dan) lügatte kaldırıp dikmek, düzeltip doğrultmak, kıymetlendirmek ve devam ettirmek veya dikkat ederek yapmak anlamlarına geldiğinden, namazla ilgisinde bu manaların birinden veya ortak noktalarından belîğ bir istiare yapılmış ve bunun için bir kelimelik “yusallûne” yerine, iki kelimelik “yuqîmûne’-salâte” seçilmiştir. İlk önce ‘dikmek’ veya ‘doğrultmak’ manalarını düşünelim: Bu........
