menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Don Quijote: Büyük insanlığın tüm hâlleri

21 0
05.05.2026

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Don Quijote, çağları aşan kapsamı ile iyi güzel olanı anlatmaya devam ediyor.

Miguel de Cervantes’in ilk modern roman olarak kabul edilen bu başyapıtı ile ilgili onlarca yazı yazsam bıkmam; çünkü bu derin kitap her detayında anlamlı bir hayata ulaşabilmenin erdemli yolunu gösteriyor.

HAKİKÂT, ADANMIŞLIK VE ERDEMLİ YOL

Don Quijote ile ilgil her yazı, her konuşma ve her görsel sanat eseri hakikât ve adanmışlığa yakışır olmalı.

Başrollerini Zuhal Olcay, Selçuk Yöntem ve Cengiz Bozkurt’un oynadığı Don Quijote müzikali tam olarak bu niteliği karşılıyor. Kusursuza yakın sahne dekoru, eski ve güncel olanı birleştirebilme yeteneğine sahip metin örgüsü ve muteşem oyunculuk performansı… hepsi bu müzikalde birleşiyor.

KUSURSUZA YAKIN BİR MÜZİKAL-TİYATRAL PERFORMANS

Hem yazar Miguel de Cervantes hem de Don Quijote’u canlandıran Selçuk Yöntem harika bir iş çıkartırken, Aldonza rolündeki Zuhal Olcay tiyatral yeteneğinin yanına asil görselliğini koyuyor. Müzikalin Sancho Panzosu Cengiz Bozkurt ise bana göre oyunun en iyi performansını sergiliyor.

Edebî bir metinde, mizah ancak bu denli güçlü doğaçlama yeteneği ile sergilenebilir.

Müzikal, toplamda, Don Quijote ve anlamlı bir hayata dair tekrar tekrar düşünmenizi sağlıyor.

İspanyol kültür ve edebiyat tarihinin en büyük ismi olarak kabul edilen Miguel de Cervantes Saavedra, Don Quijote adlı eseriyle roman çağını başlatmıştır.

Şarkılara, sinema filmi ve özlü sözlere konu olan Don Quijote’u “herkes bilir”; fakat pek az kişi tamamını okumuştur. Bu nedenle olsa gerek, bir idealist ya da deliliğe övgü hikâyelerinden oluştuğu varsayılır.

Pekii gerçekten böyle midir?

OKURU İÇİNE ÇEKEN ROMAN

Don Quijote’un çok okumalı bir metne sahip olduğunu kabul etmek gerekir; ama birbirine zıt pek çok sonucun çıkarılabileceği bir geniş açıyı içerdiğini söylemek doğru olmaz.

Kimilerine göre tarih sahnesine çıkan burjuvazinin egemenliğinde yitip gitmekte olan Aristokrat ahlâk ve geleneğine özlemdir Don Quijote’un serüvenleri, kimine göre ise herkesin eşit ve saygın olduğu bir dünyayı çağıran ütopyen düşüncenin ürünüdür.

Felsefi planda realizmle romantizmin karşı karşı geldiği bir metinler bütünüdür.

Retorikcilerin de ilgisini fazlasıyla çeker. Gerçek İspanyolcanın........

© Veryansın TV