Tenisçilerin Çığlıkları
Bir tenis maçında topun rakete çarpma sesi vardır, bir de o vuruşa eşlik eden tenisçinin sesi. Tenisin yıllardır tartışılan seslerinden biri tenis literatüründe “grunting” yani tenisçinin çığlıklarıdır. Kısa ya da uzun bir çığlık veya neredeyse her vuruşa eşlik eden yüksek desibelli bir ses. Tenis kortlarında en yüksek sesle ve en çok çığlık atan oyuncuların başında ise desibel rekorlarıyla Maria Sharapova geliyor. Sharapova'nın 2005 Wimbledon'da çığlığının 101,2 desibele ulaştığı ölçüm, yıllarca tenis dünyasının en çok konuşulan ses rekorlarından biri oldu.
101,2 desibel dönemin basınında kullanılan gayriresmi “grunt-o-meter” ölçümüydü. 101,2 desibel, oldukça yüksek bir ses seviyesine karşılık geliyor. Dönemin haberlerine göre Sharapova’nın çığlığı, yakından duyulan bir polis sireninin ses seviyesine yakındı. Bu değer; çalışan bir motosiklet, çim biçme makinesi, çöp kamyonu, el kurutma makineleri ve yakından matkap/elektrikli testere sesi ile neredeyse aynı seviyede.
Tenisçiler neden çığlık atar?
Bu sesin önemli bir bölümü, oyuncunun vuruş sırasında nefes vermesinden kaynaklanır. Özellikle yüksek tempolu forehand ve backhand’lerde oyuncu nefesini hızla dışarı verir. Ses de bu hareketin doğal bir sonucu olabilir.
Ancak konu burada bitmiyor. Çünkü profesyonel teniste bir oyuncunun çıkardığı ses sadece kendi performansını değil, rakip oyuncunun performansını da etkileyebiliyor.
Bağırmak gerçekten güç mü veriyor? Teniste yaygın bir yanılgı var. Oyuncu ne kadar yüksek sesle bağırırsa o kadar güçlü vuruyor diye düşünülür. Ancak bilimsel çalışmalar, ilişkinin bundan daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Araştırmalar, grunting sırasında vuruş ve top hızının artabildiğini ortaya koyuyor. Bir çalışmada, oyuncuların grunting yaptığı vuruşlarında top hızı yaklaşık yüzde 3,8 daha yüksek bulundu. Başka bir çalışmada ise grunting yapan tenisçilerin servis ve forehand hızlarının yanı sıra bazı kas gruplarındaki aktivasyonun da arttığı görüldü.
Ancak bu sonuç, “çığlık atmak doğrudan........
