Bir solukta merdivenleri tırmanan Palabıyık içeri girdi...
"Atmaca Nuri Bey’e, Kâbus’un üzerine sefer düzenlemesi için vazife verilmiş. O da hemen eleman, silah tedariki ve diğer hazırlıklara başlamış."
Keyfi yerinde olmayan Erkara, etrafındakilere aldırış etmeden arkadaşına endişelerini anlattı. Nefisleri galeyana getiren lirik melodilerin altında epey dertleştiler.
Kendilerine şüpheyle bakıldığını, Doğan’ın esaretten kurtarılması için Beyazıd Paşa’ya gittiğini, görüşmesinin ertelendiğini, ne pahasına olursa olsun gönüllü vazife almanın lüzum ve ehemmiyetini, Gülşah’ı bir gölge gibi takip eden genç delikanlının kim olabileceğini, Kripto ve adamlarıyla irtibatlarını nasıl, ne şekilde devam ettirebileceklerini konuştu, çareler aradı, planlar yaptılar...
Bilhassa Doğan Bey’i kurtarma ekibini kendilerinin kurması kaçınılmazdı. Böylece hem izlerini daha iyi kaybedecek. Şüpheleri giderecek. Hem de Doğan ellerinde olacak, ne gerekiyorsa onu rahatlıkla yapabileceklerdi.
Allah korusun. Doğan Bey bir kurtulursa nerede, nasıl duracağını kimse kestiremezdi. Bunu........
