menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Nişan diplomasisi" bir onay değildir!

23 0
12.06.2026

Gündemde Kazakistan var…

Son günlerde Türk dünyası kamuoyu, Kazakistan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) liderine devlet nişanı sunması üzerine hararetli bir tartışmanın içine çekildi. Bir “nişan” diplomasisi nedeniyle ata yurdumuza hakarete varacak şeyler yazılıp çizildi ve dahi konuşuldu!

Artık yazmak elzem oldu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemenlik davasına gönülden bağlı olan herkesin bu karara tepki göstermesi elbette anlaşılır bir reflekstir. Ancak unutulmamalıdır ki uluslararası ilişkiler, anlık hissiyatlarla değil, devletlerin jeopolitik konumları ve uzun vadeli millî çıkarlarıyla yönetilir.

Mesela, dış politikada herkes aynı düşünmek zorunda mıdır?

Çoğulcu ittifakların doğasında farklı pencerelerden bakabilme yeteneği vardır. Öncelikle Kazakistan’ın bu adımını Türkiye’ye ve KKTC’ye karşı bir "sırt çevirme" olarak değil, Astana’nın başarıyla sürdürdüğü "Çok Yönlü Dış Politika" doktrininin pragmatik bir gereği olarak okumak gerekir.

Kazakistan, Rusya ve Çin gibi iki devin arasında sıkışmış, açık denizlere kıyısı olmayan bir kara devletidir. Ve bu konum, Astana’ya tek bir bloka yaslanmanın risklerini acı tecrübelerle öğretmiştir!

Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev liderliğinde yürütülen Kazakistan hariciyesi, Batı, Doğu ve Türk dünyası ile dengeli ilişkiler kurmayı birincil hedef olarak görmektedir. Kazakistan için Avrupa Birliği ile ilişkileri en üst düzeyde tutmak, ekonomik bağımsızlığın ve küresel sisteme entegrasyonun açık anahtarıdır. Dolayısıyla GKRY ile kurulan bu temas, Astana'nın Batı koridorlarındaki........

© Türkiye